TÛR SURESİ

Ayet Getir

وَالطُّورِ

Vet tûri.

Bayraktar Bayraklı

(1-6) Tûr'a, açılmış ince deride yazılı kitaba, imar edilmiş o eve; yükseltilmiş şu tavana, kabaran denize yemin olsun ki…


Cemal Külünkoğlu

(1-8) (Musa'nın vahiy aldığı) Tur dağına, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Mamur'a (Meleklerin gökte tavaf ettikleri makama ya da Kâbe'ye), yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize yemin olsun ki, Rabbinin azabı kesin olarak gerçekleşecektir. Onu geri çevirecek hiçbir şey yoktur.


Diyanet İşleri (eski)

(1-8) Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.


Diyanet Vakfi

(1-8) Tûr'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Ma'mûr'a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.


Edip Yüksel

Andolsun Tur’a,


Elmalılı Hamdi Yazır

Kasem olsun o Tura


Muhammed Esed

Düşün Sina Dağı'nı!


Mustafa İslamoğlu

Ulu Sina dağı şahit olsun!


Seyyid Kutub

Andolsun Tur'a.


Süleyman Ateş

Andolsun Tûr'a (Mûsâ'nın vahiy aldığı Sinâ Dağı'na).


Süleymaniye Vakfı

Sina Dağı,


Tefhim-ul Kuran

Tûr'a andolsun,


Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun Tûra,


وَكِتَابٍ مَّسْطُورٍ

Ve kitâbin mestûrin.

Bayraktar Bayraklı

(1-6) Tûr'a, açılmış ince deride yazılı kitaba, imar edilmiş o eve; yükseltilmiş şu tavana, kabaran denize yemin olsun ki…


Cemal Külünkoğlu

(1-8) (Musa'nın vahiy aldığı) Tur dağına, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Mamur'a (Meleklerin gökte tavaf ettikleri makama ya da Kâbe'ye), yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize yemin olsun ki, Rabbinin azabı kesin olarak gerçekleşecektir. Onu geri çevirecek hiçbir şey yoktur.


Diyanet İşleri (eski)

(1-8) Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.


Diyanet Vakfi

(1-8) Tûr'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Ma'mûr'a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.


Edip Yüksel

Kaydedilmiş kitaba,


Elmalılı Hamdi Yazır

Yazılmış bir kitaba


Muhammed Esed

Düşün (Allah'ın) vahyi(ni), ki işlenmiştir


Mustafa İslamoğlu

Satırlarda kayıtlı ilahi mesaj (şahit olsun),


Seyyid Kutub

Satır satır yazılmış Kitab'a;


Süleyman Ateş

Satır satır yazılmış Kitaba;


Süleymaniye Vakfı

Satır satır yazılmış Kitap


Tefhim-ul Kuran

Satır (satır) dizili kitaba,


Yaşar Nuri Öztürk

Satır satır yazılmış Kitap'a,


فِي رَقٍّ مَّنشُورٍ

Fî rakkın menşûrin.

Bayraktar Bayraklı

(1-6) Tûr'a, açılmış ince deride yazılı kitaba, imar edilmiş o eve; yükseltilmiş şu tavana, kabaran denize yemin olsun ki…


Cemal Külünkoğlu

(1-8) (Musa'nın vahiy aldığı) Tur dağına, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Mamur'a (Meleklerin gökte tavaf ettikleri makama ya da Kâbe'ye), yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize yemin olsun ki, Rabbinin azabı kesin olarak gerçekleşecektir. Onu geri çevirecek hiçbir şey yoktur.


Diyanet İşleri (eski)

(1-8) Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.


Diyanet Vakfi

(1-8) Tûr'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Ma'mûr'a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.


Edip Yüksel

Ki parşömen üzerinde yayımlanmış.


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve yayılmış bir verakta


Muhammed Esed

açık tomarlar üstüne.


Mustafa İslamoğlu

açılmış deri tomarlarda!


Seyyid Kutub

Yayılmış ince deri üzerine.


Süleyman Ateş

Yayılmış ince deri üzerine,


Süleymaniye Vakfı

Açık sayfalarda yazılmış!


Tefhim-ul Kuran

Yayılmış ince deri üzerine;


Yaşar Nuri Öztürk

Ki açılıp yayılmış ince deri üzerine yazılmıştır.


وَالْبَيْتِ الْمَعْمُورِ

Vel beytil ma’mûri.

Bayraktar Bayraklı

(1-6) Tûr'a, açılmış ince deride yazılı kitaba, imar edilmiş o eve; yükseltilmiş şu tavana, kabaran denize yemin olsun ki…


Cemal Külünkoğlu

(1-8) (Musa'nın vahiy aldığı) Tur dağına, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Mamur'a (Meleklerin gökte tavaf ettikleri makama ya da Kâbe'ye), yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize yemin olsun ki, Rabbinin azabı kesin olarak gerçekleşecektir. Onu geri çevirecek hiçbir şey yoktur.


Diyanet İşleri (eski)

(1-8) Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.


Diyanet Vakfi

(1-8) Tûr'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Ma'mûr'a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.


Edip Yüksel

Sık sık ziyaret edilen Ev’e,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve beyti ma'mûra


Muhammed Esed

Ayakta kalan (ibadet) evi(ni) düşün!


Mustafa İslamoğlu

el-Beytu'l-Ma-mur şahit olsun,


Seyyid Kutub

Ma'mur bir ev olan Ka'be'ye.


Süleyman Ateş

Ma'mur (bakımlı, şen) Ev (Ka'be'y)e,


Süleymaniye Vakfı

Beyt-i Mamur[*]! [*]  Yedinci kat semada bulunan kabedir.  Melekler insanlar gibi Beyt-i Mamurun çevresinde tavaf eder. Mekkede bulunan Kabe, Beyt-i  Mamurun izdüşümüdür.


Tefhim-ul Kuran

Ma'mur eve,


Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun düzenli bir biçimde bakılan o eve,


وَالسَّقْفِ الْمَرْفُوعِ

Ves sakfil merfûi.

Bayraktar Bayraklı

(1-6) Tûr'a, açılmış ince deride yazılı kitaba, imar edilmiş o eve; yükseltilmiş şu tavana, kabaran denize yemin olsun ki…


Cemal Külünkoğlu

(1-8) (Musa'nın vahiy aldığı) Tur dağına, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Mamur'a (Meleklerin gökte tavaf ettikleri makama ya da Kâbe'ye), yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize yemin olsun ki, Rabbinin azabı kesin olarak gerçekleşecektir. Onu geri çevirecek hiçbir şey yoktur.


Diyanet İşleri (eski)

(1-8) Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.


Diyanet Vakfi

(1-8) Tûr'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Ma'mûr'a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.


Edip Yüksel

Yükseltilmiş tavana,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve sakfi merfûa


Muhammed Esed

Düşün yüksek (göğün) tavanı(nı)!


Mustafa İslamoğlu

yüceltilmiş gök kubbe şahit olsun!


Seyyid Kutub

Yükseltilmiş tavan gibi göğe.


Süleyman Ateş

Yükseltilmiş tavana (göğe),


Süleymaniye Vakfı

Yükseltilmiş tavan (gökyüzü)[*]! [*] 7. kat sema...


Tefhim-ul Kuran

Yükseltilmiş tavana,


Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun yükseltilmiş tavana,


وَالْبَحْرِ الْمَسْجُورِ

Vel bahril mescûri.

Bayraktar Bayraklı

(1-6) Tûr'a, açılmış ince deride yazılı kitaba, imar edilmiş o eve; yükseltilmiş şu tavana, kabaran denize yemin olsun ki…


Cemal Külünkoğlu

(1-8) (Musa'nın vahiy aldığı) Tur dağına, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Mamur'a (Meleklerin gökte tavaf ettikleri makama ya da Kâbe'ye), yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize yemin olsun ki, Rabbinin azabı kesin olarak gerçekleşecektir. Onu geri çevirecek hiçbir şey yoktur.


Diyanet İşleri (eski)

(1-8) Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.


Diyanet Vakfi

(1-8) Tûr'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Ma'mûr'a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.


Edip Yüksel

Ve kaynatılmış denize…


Elmalılı Hamdi Yazır

bahri mescûre ki


Muhammed Esed

Kabaran denizi düşün!


Mustafa İslamoğlu

Kükreyen taşkın deniz şahit olsun!


Seyyid Kutub

Kaynatılmış denize


Süleyman Ateş

Kaynatılmış denize (bunlara andolsun ki),


Süleymaniye Vakfı

Ve coşmuş deniz önemli olduğu gibi.


Tefhim-ul Kuran

Kabarıp, tutuşan denize,


Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun o alevlerle kaynatılıp köpürtülmüş denize,


إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ لَوَاقِعٌ

İnne azâbe rabbike le vâkı’un.

Bayraktar Bayraklı

Rabbinin azabı kesinlikle gerçekleşecektir.


Cemal Külünkoğlu

(1-8) (Musa'nın vahiy aldığı) Tur dağına, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Mamur'a (Meleklerin gökte tavaf ettikleri makama ya da Kâbe'ye), yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize yemin olsun ki, Rabbinin azabı kesin olarak gerçekleşecektir. Onu geri çevirecek hiçbir şey yoktur.


Diyanet İşleri (eski)

(1-8) Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.


Diyanet Vakfi

(1-8) Tûr'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Ma'mûr'a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.


Edip Yüksel

Efendinin cezalandırması kesinlikle gerçekleşecektir.


Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbının azâbı olacak muhakkak


Muhammed Esed

Gerçek şu ki (ey insanoğlu!) Rabbin tarafından (günahkarlar için) öngörülmüş olan azap, kesinlikle vuku bulacaktır.


Mustafa İslamoğlu

Şüphe yok ki, Rabbinin azabı kesinlikle vuku bulacaktır;


Seyyid Kutub

Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir.


Süleyman Ateş

Rabbinin azâbı mutlaka vuku bulacaktır;


Süleymaniye Vakfı

Rabbinin (Sahibinin) azabının kesin olarak gerçekleşeceğini bilmeniz de önemlidir.


Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz senin Rabbinin azabı kesin olarak gerçekleşecek olandır;


Yaşar Nuri Öztürk

Ki hiç kuşkusuz, senin Rabbinin azabı meydana gelecektir.


مَا لَهُ مِن دَافِعٍ

Mâ lehu min dâfiin.

Bayraktar Bayraklı

Ona hiçbir engel yoktur.


Cemal Külünkoğlu

(1-8) (Musa'nın vahiy aldığı) Tur dağına, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Mamur'a (Meleklerin gökte tavaf ettikleri makama ya da Kâbe'ye), yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize yemin olsun ki, Rabbinin azabı kesin olarak gerçekleşecektir. Onu geri çevirecek hiçbir şey yoktur.


Diyanet İşleri (eski)

(1-8) Tura, yayılmış ince deri üzerine satır satır dizilmiş Kitap'a, mamur bir ev olan Kabe'ye, yükseltilmiş tavan gibi göğe, kaynayacak denize and olsun ki, Rabbinin azabı hiç şüphesiz gelecektir. Onu savacak yoktur.


Diyanet Vakfi

(1-8) Tûr'a, yayılmış ince deri üzerine satır satır yazılmış Kitab'a, Beyt-i Ma'mûr'a, yükseltilmiş tavana, dolu denize andolsun ki, Rabbinin azabı mutlaka vuku bulacaktır. Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.


Edip Yüksel

Onu engelleyecek hiçbir güç yoktur.


Elmalılı Hamdi Yazır

Yoktur onu hiç bir def'edecek


Muhammed Esed

ona hiç kimse engel olamaz.


Mustafa İslamoğlu

insan kendisini ona karşı asla savunamaz.


Seyyid Kutub

Ona engel olacak bir şey yoktur.


Süleyman Ateş

Ona engel olacak bir şey yoktur.


Süleymaniye Vakfı

Onu önlemek kimsenin elinde değildir.


Tefhim-ul Kuran

Onu uzaklaştırıp engel olacak yoktur.


Yaşar Nuri Öztürk

Ona engel olacak hiçbir şey yoktur.


يَوْمَ تَمُورُ السَّمَاء مَوْرًا

Yevme temûrus semâu mevren.

Bayraktar Bayraklı

O gün, gök şiddetle sallanır.


Cemal Külünkoğlu

(9-10) O gün gök, sarsılıp çalkalanır ve dağlar (yerlerinden oynatan) bir yürüyüşle yürür.


Diyanet İşleri (eski)

(9-12) Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!


Diyanet Vakfi

O gün gök sallanıp çalkalanır.


Edip Yüksel

O gün gök sallanıp sarsılacak,


Elmalılı Hamdi Yazır

O gün ki Sema bir çalkanış çalkanır


Muhammed Esed

Göklerin (büyük) bir sarsıntı ile sarsılacağı o Gün (bu azap gerçekleşecek),


Mustafa İslamoğlu

Gün gelir, gök büyük bir çöküşle çöker.


Seyyid Kutub

O gün gök, sarsıldıkça çalkalanacak.


Süleyman Ateş

O gün gök, bir çalkalanış çalkanır,


Süleymaniye Vakfı

Göğün çalkalanıp durduğu günde,


Tefhim-ul Kuran

O gün gök, sarsılıp çalkalanır.


Yaşar Nuri Öztürk

O gün gök bir çalkanışla çalkanır.


وَتَسِيرُ الْجِبَالُ سَيْرًا

Ve tesîrul cibâlu seyrâ(seyren).

Bayraktar Bayraklı

Dağlar yerlerinden kopup gider.


Cemal Külünkoğlu

(9-10) O gün gök, sarsılıp çalkalanır ve dağlar (yerlerinden oynatan) bir yürüyüşle yürür.


Diyanet İşleri (eski)

(9-12) Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!


Diyanet Vakfi

Dağlar yürüdükçe yürür.


Edip Yüksel

Dağlar yürütülüp silinecek,


Elmalılı Hamdi Yazır

Dağlar da bir yürüyüş yürür


Muhammed Esed

ve dağların (korkunç) bir hareketle (yerlerinden oynayıp) harekete geçecekler(i Gün).


Mustafa İslamoğlu

Dağlar dehşet bir yürüyüşle yürür.


Seyyid Kutub

Dağlar bir yürüyüş yürür ki...


Süleyman Ateş

Dağlar bir yürüyüş yürür ki!..


Süleymaniye Vakfı

Dağlar yerlerinden oynadıkça oynar.


Tefhim-ul Kuran

Ve dağlar bir yürüyüş(le yerlerinden oynayıp) yürür.


Yaşar Nuri Öztürk

Ve dağlar bir yürüyüşle yürür.


فَوَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِلْمُكَذِّبِينَ

Fe veylun yevme izin lil mukezzibîne.

Bayraktar Bayraklı

Yalanlayanların vay haline o gün!


Cemal Külünkoğlu

(11-12) (İnanmayıp) yalanlayanların vay haline o gün! Onlar (bütün hayatları boyunca) tamamen boş şeylerle oyalanıp duranlardır.


Diyanet İşleri (eski)

(9-12) Göğün sarsıldıkça sarsılacağı, dağların yürüdükçe yürüyeceği gün; işte o gün, daldıkları yerde eğlenip oyalanarak kıyameti yalanlayanlara yazık olacak!


Diyanet Vakfi

Yalanlayanların vay haline o gün!


Edip Yüksel

Yalanlayanların vay haline o gün!


Elmalılı Hamdi Yazır

Vay artık o gün o yalan diyenlere


Muhammed Esed

Vay haline o Gün hakikati yalanlayanların,


Mustafa İslamoğlu

İşte o gün yalanlayanların vay haline!


Seyyid Kutub

O gün, yalanlayanların vay haline.


Süleyman Ateş

Yalanlayanların vay haline o gün!


Süleymaniye Vakfı

O gün yalancılar çok çekecekler.


Tefhim-ul Kuran

İşte o gün, yalanlayanların vay haline.


Yaşar Nuri Öztürk

Vay hallerine o gün, yalanlayanların,