TEKVÎR SURESİ


Ayet Getir
81-TEKVÎR 1. Ayet

إِذَا الشَّمْسُ كُوِّرَتْ

İzâş şemsu kuvvirat.

Bayraktar Bayraklı

Güneş katlanıp karanlığa gömüldüğünde,


Edip Yüksel

Güneş yuvarlandığı zaman,


Erhan Aktaş

Güneş köreltildiği zaman, 1- Işığı karartıldığı zaman.


Muhammed Esed

Güneş, karanlığa gömüldüğünde,


Mustafa İslamoğlu

Güneş(in defteri) dürüldüğünde,


Süleyman Ateş

Güneş büzüldüğü zaman,


Süleymaniye Vakfı

Güneşin çevresi sarılınca,


Yaşar Nuri Öztürk

Güneş büzülüp dürüldüğünde,


Ayetin Tefsiri

MEAL

1.) GÜNEŞ(İN defteri) dürüldüğünde,1

(M.İ)

1.) Bir gün ki o gün güneş dürülüp karanlığa gömülecek;

(M.Ö)

1.) Güneş dürülüp ışığı kalmadığı zaman;

(A.K)

 

TEFSİR

Güneşin dürülmesi, onun soğuması, alevlerinin sönmesi şu anda etrafındaki uzaya binlerce mil uzaklıktaki varlıklara gönderdiği ışığının ve ışınlarının sönmesi anlamına gelebilir. Nitekim bu hal güneş tutulması sırasında rasathanelerden rahatlıkla gözlenebilmektedir. On ikibin dereceye ulaşan kızgın sıcaklığın etkisi ile birbirinden bağımsız halde bulunan gazlarının yer küresinin kabuğu gibi bir kabuk bağlayarak soğuması ve donması, etrafa ışık ve ışın gönderemez hale dönüşmesi anlamına gelebilir. Şu anda güneşin sıcaklığı, orada bulunan tüm maddeleri alevlenen gazlara dönüştürülebilir.

 

Böyle olabilir, başka bir şekilde de olabilir. Ama bu "nasıl olacak, meydana gelmesine sebep olacak faktörler nelerdir?" konusu ise sadece Allah'ın bileceği bir iştir.

(S.KUTUB)

Güneşin dürülmesi hakkında kullanılan 'Tekvir', eşsiz bir anlatımın ifadesidir. Arapçada 'Tekvir', dürülmek, sönmek, sarmak anlamına gelir. Örneğin başın üzerine sarığın sarılması şeklinde ifade edilir. Çünkü sarık açık iken dağılır. Bu münasebetle Tekvir, güneş ışınlarının yayılmasına benzetilmiştir. Yani güneş ışınları, sarık gibi dağılmış ve etrafa yayılmıştır. Kıyamet gününde de sarık gibi toplanacak ve o zaman güneş sönecektir.

(MEVDUDİ)

 

Güneş dürüldüğü zaman. Güneşin defteri dürüldüğü, işi bittiği zaman. Güneşin güneşliği bitirildiği, fonksiyonu ve varlığı yok edildiği zaman. Hani doğsun da işe başlayalım. Az yükselsin de dükkanı açalım, işimize aşımıza başlayalım. Tepede olsun da namazımızı kılalım. Yemeğimizi yiyelim. Batsın da yatalım. Yaksın da denize gidelim. Çok bekledim. İki ay sonra vereceğim. Üç gün sonra kavuşacağım dediğiniz, işlerinizi, zamanlarınızı kendisine göre ayarladığınız gün, güneş var ya, bir gün gelecek, yok olacak işte o. Bir gün gelecek defteri dürülecek o güneşin. O halde yarın yok olacak bir şeye hayatın tümünü vermeye ne gerek var? Dürülecek, işi bitecek bir gün onun. Tekvîr-i şems hem sarık sarar gibi veya bohça dürer gibi dürme anlamına, hem de Türkçe’mizdeki kürümek anlamına gelir. Bir gün gelecek, Rabbimiz güneşi dürüverecek. Artık ışık göndermez, ısı yollamaz olacak güneş. Ya da tümüyle onun cirmini, fiziğini kürüyüp ortadan kaldıracak Allah. Zaten güneş bizim dünyadaki kulluğumuz, imtihanımız adına vardı ve bizim dünyadaki imtihanımızın bitip de imtihan sonuçlarının okunma dönemine gelindiğinde var ettiği güneşini yok ediverecek Rabbimiz.

 

Kâinatın kalbi mahiyetindeki güneşi kâinattan çekip alınca da tıpkı kalbi durmuş bir insan bedeninin organlarının patır patır döküldüğü gibi güneş sistemine bağlı tüm gezegenler de çekimlerini kaybederek, imamesi kopmuş tesbih taneleri gibi patır, patır dökülecekler. Neptün, Plüton, Merkür, Venüs gibi tüm gezegenlerin de dengesi bozulacak.

(A.KÜÇÜK)

 

“ize’ş-şemsû kûvvirât” güneşin defteri dürüldüğü zaman. Güneşin de defteri dürülecek. Yani ömrü milyarlarca yıl olan güneşin bile bir ölümü var ey insanoğlu, güneşin ömrü karşısında senin ömrünün esamesi bile okunmaz. Peki ya bu Allah’a karşı tekebbürün ve gururun ne. Kendini ne zannediyorsun sen ey insanoğlu. Zımnen fakir bu ayetleri böyle okuyor. Evet, haddini bil, kendine gel.

 

İbn. Abbas güneş içine çökecek, yutan veya yutulan bir karanlık halini alacak diye tefsir ediyor bu ayeti. Burada “kûvvirât”; sarığın sarılması gibi sarılmadan bahsediliyor. Aslında rücu bu, geri, aslına rücu, aslına dönüş. Yeniden yaratılışın tersi bu. İnfitar yeniden yaratılış, rücu ettikten sonra, dürüldükten sonra tabir caizse rulonun geri açılması. Burada ise rulo haline getirilmesi. Tekvîr zaten budur, yuvarlak, kürevi cisimler için kullanılır. “kûvvirât, tekvîr kelimesi. Küre de oradan gelir. Top gibi cisimlere küre diyoruz. Küre de oradan gelir zaten. Yeryüzünün yusyuvarlak olduğunun başka delilini aramaya gerek yok bu ibare yeter de artar bile.

 

1 İbn Abbas ve Mücahid'in dediği gibi, güneş içine çöküp yutan veya yutulan bir karanlık haline geldiğinde ("Azlemet, idmehellet vezehebet", Taberî). Bu dürülme sonucunda güneş ve diğer kozmik varlıklar bir çekirdek gibi aslına rücu edecek, yeniden yaratılış bu çekirdeğin yeniden çatlatılması ile (İnfitâr) vuku bulacaktır (Bkz: 79/Enbiya: 104)

(M.İSLAMOĞLU)