TÂRIK SURESİ

Ayet Getir

وَالسَّمَاء وَالطَّارِقِ

Ves semâi vet târık(târıkı).

Bayraktar Bayraklı

(1-4) Göğe ve Târık'a yemin olsun. Târık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Parlayan yıldızdır. Hiçbir kimse yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.


Cemal Külünkoğlu

Göğe ve târıka andolsun.


Diyanet İşleri (eski)

Göğe ve Tarık'a and olsun;


Diyanet Vakfi

(1-4) Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına) yemin ederim. Târıkın ne olduğunu nereden bileceksin? (O, karanlığı) delen yıldızdır. Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.


Edip Yüksel

Göğe ve Tarık’a andolsun.


Elmalılı Hamdi Yazır

Kasem olsun o Semâya ve Târıka


Muhammed Esed

Düşün gökleri ve gece vakti geleni!


Mustafa İslamoğlu

Sema ve gece gelen konuk şahit olsun.


Seyyid Kutub

Göğe ve târıka and olsun.


Süleyman Ateş

Göğe ve târık'a andolsun.


Süleymaniye Vakfı

Göğe ve Tarık’a yemin ederim,


Tefhim-ul Kuran

Göğe ve tarık'a andolsun,


Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun göğe ve Târık'a; o, gece gelene/o, tokmak gibi vurana/o, çıkıverip de yürek hoplatana.


وَمَا أَدْرَاكَ مَا الطَّارِقُ

Ve mâ edrâke mât târık(târıku).

Bayraktar Bayraklı

(1-4) Göğe ve Târık'a yemin olsun. Târık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Parlayan yıldızdır. Hiçbir kimse yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.


Cemal Külünkoğlu

Tarık'ın ne olduğunu bilir misin sen?


Diyanet İşleri (eski)

Tarık'ın ne olduğunu sen bilir misin?


Diyanet Vakfi

(1-4) Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına) yemin ederim. Târıkın ne olduğunu nereden bileceksin? (O, karanlığı) delen yıldızdır. Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.


Edip Yüksel

Tarık’ın ne olduğunu bilir misin?


Elmalılı Hamdi Yazır

Bildin mi Târık ne?


Muhammed Esed

Bilir misin nedir gece vakti gelen?


Mustafa İslamoğlu

Sahi, gecenin konuğu nedir, bilir misin sen?


Seyyid Kutub

Târıkın ne olduğunu bilir misin sen?


Süleyman Ateş

Târık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin?


Süleymaniye Vakfı

Tarık nedir, nereden bileceksin? (Öyleyse dinle!)


Tefhim-ul Kuran

Tarık'ın ne olduğunu sana bildiren nedir?


Yaşar Nuri Öztürk

Nereden bileceksin sen nedir Târık?


النَّجْمُ الثَّاقِبُ

En necmus sâkıb(sâkıbu).

Bayraktar Bayraklı

(1-4) Göğe ve Târık'a yemin olsun. Târık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Parlayan yıldızdır. Hiçbir kimse yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.


Cemal Külünkoğlu

O ışıklar saçarak karanlığı delip geçen yıldızdır.


Diyanet İşleri (eski)

O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.


Diyanet Vakfi

(1-4) Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına) yemin ederim. Târıkın ne olduğunu nereden bileceksin? (O, karanlığı) delen yıldızdır. Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.


Edip Yüksel

Parlak yıldızdır.


Elmalılı Hamdi Yazır

O necm-i sâkıb


Muhammed Esed

O, yıldızdır (inanmadan yaşanan hayatın) karanlığını delip geçen:


Mustafa İslamoğlu

O (inkarcı aklın zifiri karanlığını) delen bir yıldızdır;


Seyyid Kutub

O karanlığı delen yıldızdır.


Süleyman Ateş

Parlayan yıldızdır.


Süleymaniye Vakfı

O, delen yıldızdır.


Tefhim-ul Kuran

(Karanlığı) Delen yıldızdır.


Yaşar Nuri Öztürk

Parlayan, ışığıyla karanlığı delen yıldızdır o.


إِن كُلُّ نَفْسٍ لَّمَّا عَلَيْهَا حَافِظٌ

İn kullu nefsin lemmâ aleyhâ hâfız(hâfızun).

Bayraktar Bayraklı

(1-4) Göğe ve Târık'a yemin olsun. Târık'ın ne olduğunu sen nereden bileceksin? Parlayan yıldızdır. Hiçbir kimse yoktur ki başında bir denetleyici bulunmasın.


Cemal Külünkoğlu

Üzerinde gözetleyici koruyucu (melek) bulunmayan hiçbir canlı yoktur.


Diyanet İşleri (eski)

Üzerinde gözetici olmayan kimse yoktur.


Diyanet Vakfi

(1-4) Gökyüzüne ve târıka (sabah yıldızına) yemin ederim. Târıkın ne olduğunu nereden bileceksin? (O, karanlığı) delen yıldızdır. Hiç kimse yoktur ki üzerinde bir koruyucu, bir denetleyici bulunmasın.


Edip Yüksel

Her kişinin üzerinde mutlaka bir koruyucu vardır.


Elmalılı Hamdi Yazır

Bir nefis yoktur ki illâ üzerinde bir hâfız olmasın


Muhammed Esed

(zaten) hiçbir insan korunmasız bırakılmamıştır.


Mustafa İslamoğlu

Zaten hiçbir insan yoktur ki (ilahi) gözetim ve koruma altında olmasın.


Seyyid Kutub

Hiçbir can yoktur ki başında bir koruyucu olmasın.


Süleyman Ateş

Hiçbir can yoktur ki başında bir koruyucu (bekçi) olmasın.


Süleymaniye Vakfı

Yemin ederim ki, üzerinde koruyucusu[*] olmayan tek kişi yoktur. [*] Allah kullarına tam hâkimdir. Üzerinize koruyucular gönderir. Birinize ölüm geldiği vakit elçilerimiz onun ruhunu alır, işlerini eksiksiz yaparlar. Sonra Allah’a, gerçek velilerine döndürülürler. O, hesabı en hızlı görendir. (En’am 6/61-62)


Tefhim-ul Kuran

Üzerinde gözetleyici koruyucu bulunmayan hiçbir nefis (kimse) yoktur.


Yaşar Nuri Öztürk

Hiçbir benlik yoktur ki, üzerinde bir koruyucu/bir bekçi bulunmasın.


فَلْيَنظُرِ الْإِنسَانُ مِمَّ خُلِقَ

Felyanzuril insânu mimme hulıka.

Bayraktar Bayraklı

İnsan nereden yaratıldığına bir baksın.


Cemal Külünkoğlu

Artık insan neden yaratıldığına bir baksın.


Diyanet İşleri (eski)

Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.


Diyanet Vakfi

(5-8) İnsan neden yaratıldığına bir baksın! Atılan bir sudan yaratıldı. (O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar. İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.


Edip Yüksel

İnsan neden yaratılmış olduğuna bir baksın.


Elmalılı Hamdi Yazır

Onun için insan düşünsün neden yaratıldı?


Muhammed Esed

İnsan, neden yaratıldığına bir baksın:


Mustafa İslamoğlu

İnsanoğlu neden yaratıldığına bir baksın;


Seyyid Kutub

Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın.


Süleyman Ateş

İnsan neden yaratıldığına bir baksın:


Süleymaniye Vakfı

İnsan neden yaratıldığına bir baksın.


Tefhim-ul Kuran

İnsan bir baksın, hangi şeyden yaratıldı?


Yaşar Nuri Öztürk

İnsan, neden yaratılmış olduğuna bir baksın!


خُلِقَ مِن مَّاء دَافِقٍ

Hulika min mâin dâfikın.

Bayraktar Bayraklı

Atılan bir sudan yaratılmıştır.


Cemal Külünkoğlu

(6-7) O, (erkeğin) bel kemiği ve (kadının) göğüs kemikleri arasından sıçrayarak çıkan bir su damlacığından yaratılmıştır.


Diyanet İşleri (eski)

(6-7) O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.


Diyanet Vakfi

(5-8) İnsan neden yaratıldığına bir baksın! Atılan bir sudan yaratıldı. (O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar. İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.


Edip Yüksel

Atılan bir sıvıdan yaratıldı.


Elmalılı Hamdi Yazır

Bir atılgan sudan yaratıldı


Muhammed Esed

o spermalı bir sıvıdan yaratılmıştır


Mustafa İslamoğlu

o, (üreme organlarından) fışkıran hayat tohumlarını içeren basit bir sıvıdan yaratıldı;


Seyyid Kutub

Fışkıran su damlacığından yaratıldı.


Süleyman Ateş

Atılan bir sudan yaratıldı.


Süleymaniye Vakfı

İleri giden[1*] bir sudan[2*] yaratılmıştır. [1*] دفق, bir şeyi ileri itme , hızla akma (Müfredats.228) ve dökme (es-Sıhâh c.1 s.228) anlamına gelir. Döllenmiş yumurta, rahim kanalından rahim cidarına doğru gittiği için “ileri giden” anlamı tercih edilmiştir. دَافِق ism-i faildir ama ona ism-i mef’ul anlamı verilir. Bkz. Lisan’ul-arab c.10 s.99. O zaman “ileri itilen su” anlamını vermek gerekir. [2*] “Biz insanı döllenmiş yumurtadan yarattık.” (İnsan 76/2)


Tefhim-ul Kuran

Dökülüp atılan bir sudan yaratıldı.


Yaşar Nuri Öztürk

Fırlayan bir suyun bir parçacağından yaratıldı o.


يَخْرُجُ مِن بَيْنِ الصُّلْبِ وَالتَّرَائِبِ

Yahrucu min beynis sulbi vet terâib(terâibi).

Bayraktar Bayraklı

O su, erkeğin belinden, kadının leğen kemiğinden çıkmaktadır.


Cemal Külünkoğlu

(6-7) O, (erkeğin) bel kemiği ve (kadının) göğüs kemikleri arasından sıçrayarak çıkan bir su damlacığından yaratılmıştır.


Diyanet İşleri (eski)

(6-7) O, erkek ve kadının beli ile kaburga kemikleri arasından atılagelen bir sudan yaratılmıştır.


Diyanet Vakfi

(5-8) İnsan neden yaratıldığına bir baksın! Atılan bir sudan yaratıldı. (O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar. İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.


Edip Yüksel

Omurga ile kaburga kemikleri arasından çıkar.


Elmalılı Hamdi Yazır

Ki sulb ile sîneler arasından çıkar


Muhammed Esed

(erkeğin) beli ile (kadının) leğen kemiği arasından çıkan.


Mustafa İslamoğlu

omurga ile kaburga kemikleri arasındaki bölgeden çıkan…


Seyyid Kutub

Bel ile kaburga kemikleri arasından çıkan.


Süleyman Ateş

Bel ile kaburga kemikleri arasından çıkan (bir sudan).


Süleymaniye Vakfı

O su, omurga ile göğüs kemikleri arasından çıkar.


Tefhim-ul Kuran

(Bu su,) Bel kemiği ile kaburgalar arasında(ki organlar)dan çıkar.


Yaşar Nuri Öztürk

Bel ile kaburgalar arasından çıkar o su.


إِنَّهُ عَلَى رَجْعِهِ لَقَادِرٌ

İnnehu alâ rac’ıhî le kâdir(kâdirun).

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz Allah'ın, insanı öldükten sonra diriltmeye de gücü yeter.


Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz Allah, (öldükten sonra) onu yeniden diriltmeye de gücü yetendir.


Diyanet İşleri (eski)

(8-9) Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.


Diyanet Vakfi

(5-8) İnsan neden yaratıldığına bir baksın! Atılan bir sudan yaratıldı. (O su) sırt ile göğüs kafesi arasından çıkar. İşte Allah (başlangıçta bu şekilde yarattığı) insanı tekrar yaratmaya da kadirdir.


Edip Yüksel

Kuşkusuz O, onu diriltmeye gücü yetendir.


Elmalılı Hamdi Yazır

Elbette o onu döndürmeğe kadirdir


Muhammed Esed

Elbette O, (insanı yoktan var eden) onu yeniden (hayata) döndürmeye de kadirdir:


Mustafa İslamoğlu

Elbet (insanı yoktan var eden) Allah, onu tekrar hayata döndürmeğe kadirdir.


Seyyid Kutub

Allah onu tekrar yaratmaya kadirdir.


Süleyman Ateş

O (Allâh), onu tekrar döndür(üp yarat)mağa kâdirdir.


Süleymaniye Vakfı

Allah ona, geri dönme gücü verir[*]. [*] قَادِرٌ (Kadir), bir şeyin ölçüsünü oluşturan veya ona güç veren anlamına gelir. (Müfredat, s.511) Ölen insanın vücudu çürür ve tekrar döllenmiş yumurtaya döner. Yeniden yaratılış bu yumurtadan olur. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Yaratılışı başlatan, sonra onu tekrarlayacak olan odur.” (Rum 30/27)


Tefhim-ul Kuran

Hiç şüphesiz (Allah,) onu yeniden döndürmeğe güç yetirendir.


Yaşar Nuri Öztürk

O Allah, o insanı tekrar hayata döndürmeye elbette kadirdir.


يَوْمَ تُبْلَى السَّرَائِرُ

Yevme tubles serâir(serâiru).

Bayraktar Bayraklı

(9-10) Bütün sırların ortaya serileceği o gün, insanın ne bir gücü, ne de bir yardımcısı olacaktır.


Cemal Külünkoğlu

(9-10) Bütün sırların ortaya döküleceği o kıyamet günü, artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı.


Diyanet İşleri (eski)

(8-9) Şüphesiz Allah, gizliliklerin ortaya çıkacağı gün, insanı tekrar yaratmaya Kadir'dir.


Diyanet Vakfi

(9-10) Gizlenenlerin ortaya döküldüğü günde insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.


Edip Yüksel

Gizemlerin ortaya çıkarılacağı gün.


Elmalılı Hamdi Yazır

Yoklanacağı gün bütün serâir


Muhammed Esed

bütün sırların ortaya serileceği Gün,


Mustafa İslamoğlu

O gün, sırlar (bile) sınanır;


Seyyid Kutub

Gizli işlerin ortaya çıkarıldığı günde.


Süleyman Ateş

Gizlilerin (ortaya dökülüp) yoklanacağı gün,


Süleymaniye Vakfı

Sırların ortaya döküleceği gün,


Tefhim-ul Kuran

Sırların orta yere çıkarılacağı gün;


Yaşar Nuri Öztürk

Sırların/gizlilerin yoklanıp ortaya çıkarılacağı gün,


فَمَا لَهُ مِن قُوَّةٍ وَلَا نَاصِرٍ

Fe mâ lehu min kuvvetin ve lâ nâsır(nâsırın).

Bayraktar Bayraklı

(9-10) Bütün sırların ortaya serileceği o gün, insanın ne bir gücü, ne de bir yardımcısı olacaktır.


Cemal Külünkoğlu

(9-10) Bütün sırların ortaya döküleceği o kıyamet günü, artık insan için ne bir kuvvet vardır, ne de bir yardımcı.


Diyanet İşleri (eski)

O gün, insanın gücü de, yardımcısı da olmaz.


Diyanet Vakfi

(9-10) Gizlenenlerin ortaya döküldüğü günde insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.


Edip Yüksel

Onun ne bir gücü ne de bir yardımcısı olmayacaktır.


Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt ona ne bir kuvvet vardır ne de bir nâsır


Muhammed Esed

ve (insanın) ne bir kuvvet ne de yardımcı bulacağı (Gün)!


Mustafa İslamoğlu

dahası kişi ne (içerden) bir güç, ne de (dışardan) bir yardım alabilir.


Seyyid Kutub

Onun hiçbir gücü ve hiçbir yardımcısı olmaz.


Süleyman Ateş

İnsanın ne bir gücü, ne de bir yardımcısı vardır.


Süleymaniye Vakfı

Kişinin ne kuvveti kalır ne de yardımcısı.


Tefhim-ul Kuran

Artık onun ne gücü vardır, ne de bir yardımcısı.


Yaşar Nuri Öztürk

Artık onun için ne bir kuvvet vardır ne de bir yardımcı.


وَالسَّمَاء ذَاتِ الرَّجْعِ

Ves semâi zâtir rac’ı.

Bayraktar Bayraklı

(11-17) Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'ân, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı!


Cemal Külünkoğlu

(11-12) Yağmurlu göğe, (nebat bitirmek için) yarılan yeryüzüne andolsun ki,


Diyanet İşleri (eski)

(11-12) Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,


Diyanet Vakfi

(11-17) Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, (nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. O, asla bir şaka değildir. Onlar bir tuzak kurarlar, ben de bir tuzak kurarım. Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).


Edip Yüksel

Geri çeviren göğe andolsun,


Elmalılı Hamdi Yazır

Kasem olsun o Semai zati rec'a


Muhammed Esed

Düşün dönüp duran gökleri,


Mustafa İslamoğlu

(Hayat) çevrimine sahne olan gök şahit olsun;


Seyyid Kutub

Yağmurun sahibi göğe.


Süleyman Ateş

Dönüşlü göğe andolsun,


Süleymaniye Vakfı

Geri dönme özelliğine sahip göğe[*], [*] Eski haline dönecek ve tekrar duman haline gelecek gök, demek olabilir. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Kitaplar için kâğıt dürer gibi göğü düreceğimiz gün, onu yaratmaya ilk başladığımız şekle döndüreceğiz. Bu bizim verdiğimiz sözdür, onu muhakkak yapacağız.” (Enbiya 21/104)


Tefhim-ul Kuran

Dönüşlü olan göğe andolsun.


Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun o, dönüşle/döndürümle dolu göğe,