ŞEMS SURESİ

Ayet Getir

وَالشَّمْسِ وَضُحَاهَا

Veş şemsi ve duhâhâ.

Bayraktar Bayraklı

(1-8) Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,


Cemal Külünkoğlu

Güneşe ve onun aydınlığına,


Diyanet İşleri (eski)

Güneşe ve onun ışığına,


Diyanet Vakfi

(1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.


Edip Yüksel

Andolsun güneşe ve onun aydınlığına,


Elmalılı Hamdi Yazır

Kasem olsun o güneşe ve parıltısına


Muhammed Esed

Güneşi ve onun aydınlık veren parlaklığını düşün,


Mustafa İslamoğlu

Güneş ve onun gözalıcı ışığı şahit olsun;


Seyyid Kutub

Güneşe ve onun ışığına,


Süleyman Ateş

Güneşe ve onun aydın sabahına andolsun,


Süleymaniye Vakfı

Güneşe ve yayılan ışığına,


Tefhim-ul Kuran

Güneşe ve onun parıltısına andolsun.


Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun Güneş'e ve ışığının parladığı kuşluk vaktine,


وَالْقَمَرِ إِذَا تَلَاهَا

Vel kameri izâ telâhâ.

Bayraktar Bayraklı

(1-8) Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,


Cemal Külünkoğlu

Güneş'in ardından gelen Ay'a,


Diyanet İşleri (eski)

Ardından gelmekte olan aya,


Diyanet Vakfi

(1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.


Edip Yüksel

Onu izleyen aya,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve aya: uyduğu zaman ona


Muhammed Esed

ve güneşi(n ışığını) yansıtan ayı!


Mustafa İslamoğlu

güneşi izleyen ay şahit olsun!


Seyyid Kutub

Ardından gelmekte olan Ay'â,


Süleyman Ateş

Onu izleyen aya andolsun,


Süleymaniye Vakfı

Onu takip ettiğinde aya,


Tefhim-ul Kuran

Onu izlediği zaman aya,


Yaşar Nuri Öztürk

Onu izlediğinde Ay'a,


وَالنَّهَارِ إِذَا جَلَّاهَا

Ven nehâri izâ cellâhâ.

Bayraktar Bayraklı

(1-8) Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,


Cemal Külünkoğlu

(Güneş) aydınlattığı zaman gündüze,


Diyanet İşleri (eski)

Onu ortaya koyan gündüze,


Diyanet Vakfi

(1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.


Edip Yüksel

Onu açığa çıkaran gündüze,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve gündüze: Açtığı zaman onu


Muhammed Esed

Dünyayı gün ışığına çıkaran gündüzü düşün,


Mustafa İslamoğlu

Onun ışığını ortaya çıkarıp gösteren gündüz şahit olsun;


Seyyid Kutub

Onu ortaya koyan gündüze,


Süleyman Ateş

Güneşi ortaya çıkaran gündüze andolsun.


Süleymaniye Vakfı

Güneşi gösterdiğinde gündüze,


Tefhim-ul Kuran

Onu (güneş) parıldattığı zaman gündüze,


Yaşar Nuri Öztürk

Onu iyice açtığı vakit gündüze,


وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَاهَا

Vel leyli izâ yagşâhâ.

Bayraktar Bayraklı

(1-8) Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,


Cemal Külünkoğlu

Güneşi örtüp bürüdüğü zaman geceye,


Diyanet İşleri (eski)

Onu bürüyen geceye,


Diyanet Vakfi

(1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.


Edip Yüksel

Onu örten geceye,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve geceye: Sararken onu


Muhammed Esed

ve onu karanlığa boğan geceyi!


Mustafa İslamoğlu

yine o ışığı gizleyecek gece şahit olsun!


Seyyid Kutub

Onu bürüyen geceye,


Süleyman Ateş

Onu örten geceye andolsun.


Süleymaniye Vakfı

Onu örttüğünde geceye,


Tefhim-ul Kuran

Onu sarıp örttüğü zaman geceye,


Yaşar Nuri Öztürk

Ve onu sarıp sarmaladığı zaman geceye.


وَالسَّمَاء وَمَا بَنَاهَا

Ves semâi ve mâ benâhâ.

Bayraktar Bayraklı

(1-8) Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,


Cemal Külünkoğlu

Gökyüzüne ve onu bina edene,


Diyanet İşleri (eski)

Göğe ve onu yapana,


Diyanet Vakfi

(1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.


Edip Yüksel

Göğe ve onu kurana,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve göğe ve onu bina edene


Muhammed Esed

Gökyüzünü ve onun harika yapısını düşün,


Mustafa İslamoğlu

Gökyüzü ve onu ayakta tutan (nizam) şahit olsun;


Seyyid Kutub

Göğe ve onu yapana,


Süleyman Ateş

Göğe ve onu yapana andolsun.


Süleymaniye Vakfı

Göğe ve onu bina edene,


Tefhim-ul Kuran

Göğe ve onu bina edene,


Yaşar Nuri Öztürk

Göğe ve onu kurana,


وَالْأَرْضِ وَمَا طَحَاهَا

Vel ardı ve mâ tahâhâ.

Bayraktar Bayraklı

(1-8) Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,


Cemal Külünkoğlu

Yeryüzüne ve onu yayıp döşeyene,


Diyanet İşleri (eski)

Yere ve onu yayana,


Diyanet Vakfi

(1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.


Edip Yüksel

Yere ve onu yuvarlayıp döşeyene,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve yere ve onu döşeyene


Muhammed Esed

ve yeryüzünü, onun (uçsuz bucaksız) genişliğini!


Mustafa İslamoğlu

yeryüzü ve onu çepeçevre kuşatan canlı örtü şahit olsun!


Seyyid Kutub

Yere ve onu yayana.


Süleyman Ateş

Yere ve onu yuvarlayıp döşeyene andolsun.


Süleymaniye Vakfı

Yere ve onu döşeyene[*], [*] Naziat 30. ayetin dipnotuna bakınız.


Tefhim-ul Kuran

Yere ve onu yayıp döşeyene,


Yaşar Nuri Öztürk

Yere ve onu döşeyene.


وَنَفْسٍ وَمَا سَوَّاهَا

Ve nefsin ve mâ sevvâhâ.

Bayraktar Bayraklı

(1-8) Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,


Cemal Külünkoğlu

Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene,


Diyanet İşleri (eski)

Kişiye ve onu şekillendirene,


Diyanet Vakfi

(1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.


Edip Yüksel

Nefse ve onu düzenleyene,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bir nefse ve onu düzenliyene


Muhammed Esed

İnsan benliğini düşün ve onun nasıl (yaratılış) amacına uygun şekillendirildiğini;


Mustafa İslamoğlu

İnsan benliği ve onun yaratılış amacına uygun biçimlenişi şahit olsun;


Seyyid Kutub

Kişiye ve onu şekillendirene,


Süleyman Ateş

Nefse ve onu biçimlendirene,


Süleymaniye Vakfı

Nefse ve onu eşitleyene[*], [*] Anne karnında 15. haftanın sonuna kadar herhangi bir hayvanla aynı özelliklere sahip olan insan, 15. haftanın sonundan sonra ruh üflenmesiyle birlikte diğer insanlarla eşit hale gelir.


Tefhim-ul Kuran

Nefse ve ona 'bir düzen içinde biçim verene,'


Yaşar Nuri Öztürk

Nefse ve onu düzgün bir biçimde şekillendirene.


فَأَلْهَمَهَا فُجُورَهَا وَتَقْوَاهَا

Fe elhemehâ fucûrahâ ve takvâhâ.

Bayraktar Bayraklı

(1-8) Güneşe ve onun aydınlık veren parlaklığına; onu izlediğinde aya; güneşi açığa çıkardığında gündüze; güneşi örttüğünde geceye; göğe ve onu bina edene; yere ve onu döşeyene; nefse ve onu şekillendirene; nefse, kötülüğe ve korunmaya açık özelliklerini verene yemin olsun ki,


Cemal Külünkoğlu

Sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti ilham edene andolsun ki,


Diyanet İşleri (eski)

Sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene and olsun ki:


Diyanet Vakfi

(1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.


Edip Yüksel

Sonra da ona kötülüğünü ve erdemliliğini bildirene andolsun ki;


Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra da ona bozukluğunu ve korunmasını ilham eyliyene ki


Muhammed Esed

ve nasıl ahlaki zaaflarla olduğu kadar Allah'a karşı sorumluluk bilinciyle de donatıldığını!


Mustafa İslamoğlu

ve nihayet insan benliğine iyiyi ve kötüyü tanıyıp sorumsuz ve sorumlu davranma yeteneğini yerleştiren (şahit olsun) ki:


Seyyid Kutub

Sonra da ona iyilik ve kötülük kabiliyeti verene andolsun ki,


Süleyman Ateş

Ona bozukluğunu ve korunmasını (isyânını ve itâ'atini) ilhâm edene andolsun ki:


Süleymaniye Vakfı

Sonra yaptığının kötü veya iyi olduğunu ilham[*] edene yemin olsun ki [*] İlham, Allah’ın, kulunun kalbine bir şey do­ğur­masıdır


Tefhim-ul Kuran

Sonra ona fücurunu (sınır tanımaz günah ve kötülüğünü) ve ondan sakınmayı ilham edene (andolsun).


Yaşar Nuri Öztürk

Ardından da ona bozukluğunu ve takvasını ilham edene ki,


قَدْ أَفْلَحَ مَن زَكَّاهَا

Kad efleha men zekkâhâ.

Bayraktar Bayraklı

(9-10) Nefsini arındıran, kurtuluşa ermiştir. Nefsini karanlığa gömen ise kayıptadır.


Cemal Külünkoğlu

Muhakkak (isyan ve günah kirlerinden) temizlenen nefis kurtulmuştur.


Diyanet İşleri (eski)

Kendini arıtan saadete ermiştir.


Diyanet Vakfi

(1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.


Edip Yüksel

Onu temizleyen kurtulmuştur.


Elmalılı Hamdi Yazır

Gerçek felâh bulmuştur onu temizlikle parlatan


Muhammed Esed

Her kim (benliğini) arındırırsa, kesinlikle mutluluğa erişecektir,


Mustafa İslamoğlu

Kim kendini geliştirip arındırırsa, o kesinlikle ebedi mutluluğa ulaşacaktır;


Seyyid Kutub

Kendini arıtan saadete ermiştir.


Süleyman Ateş

(Allâh'tan başkasına tapmayarak) Nefsini yücelten kazanmış,


Süleymaniye Vakfı

Kendini geliştiren, umduğuna kavuşur.


Tefhim-ul Kuran

Onu arındırıp temizleyen gerçekten felah bulmuştur.


Yaşar Nuri Öztürk

Benliği temizleyip arındıran, gerçekten kurtulmuştur.


وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّاهَا

Ve kad hâbe men dessâhâ.

Bayraktar Bayraklı

(9-10) Nefsini arındıran, kurtuluşa ermiştir. Nefsini karanlığa gömen ise kayıptadır.


Cemal Külünkoğlu

Onu (isyan ve günahla) kötülüğe gömen ise mahvolmuştur.


Diyanet İşleri (eski)

Kendini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır.


Diyanet Vakfi

(1-10) Güneşe ve kuşluk vaktindeki aydınlığına, güneşi takip ettiğinde aya, onu açığa çıkarttığında gündüze, onu örttüğünde geceye, gökyüzüne ve onu bina edene, yere ve onu yapıp döşeyene, nefse ve ona birtakım kabiliyetler verip de iyilik ve kötülüklerini ilham edene yemin ederim ki, nefsini kötülüklerden arındıran kurtuluşa ermiş, onu kötülüklere gömen de ziyan etmiştir.


Edip Yüksel

Onu başıboş bırakan ise zarar etmiştir.


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve ziyan etmiştir onu kirletip gömen


Muhammed Esed

onu (karanlığa) gömen ise hüsrandadır.


Mustafa İslamoğlu

kim de kendini geliştirmeyip (içindeki iyilik tohumunu) çürütürse, o kesinlikle kaybedecektir.


Seyyid Kutub

Kendini fenalıklara gömen kimse de ziyana uğramıştır.


Süleyman Ateş

(Yaratıklara taparak) Onu alçaltan da ziyana uğramıştır.


Süleymaniye Vakfı

Kendini pis işlere sokan da kaybeder[*]. [*] دسي دسو  دس , sözlükte bir şeyi zorla ve baskıyla bir şeyin içine sokmaktır. (Lisan’ul-Arab) Kimileri kendini zorla pis işlerin içine sokarak bazı hedeflere ulaşmaya çalışır. Ayetler böylelerinin Semud kavmi gibi kaybedeceklerini bildirmektedir.


Tefhim-ul Kuran

Ve onu (isyanla, günahla, bozulmalarla) örtüp saran da elbette yıkıma uğramıştır.


Yaşar Nuri Öztürk

Onu kirletip örtense kayba uğramıştır.


كَذَّبَتْ ثَمُودُ بِطَغْوَاهَا

Kezzebet semûdu bi tagvâhâ.

Bayraktar Bayraklı

Semûd toplumu, azgınlığı nedeniyle yalanladı.


Cemal Külünkoğlu

(Salih Peygamberin kavmi olan) Semûd azgınlığı yüzünden Hakkı yalanladı.


Diyanet İşleri (eski)

(11-12) Semud milleti, içlerinden en azgını ileri atılınca, azgınlığı yüzünden peygamberleri yalanladı.


Diyanet Vakfi

(11-15) Semûd kavmi azgınlığı yüzünden (Allah'ın elçisini) yalanladı. Onların en bedbahtı (deveyi kesmek için) atıldığında, Allah'ın Resûlü onlara: «Allah'ın devesine ve onun su hakkına dokunmayın!» dedi. Ama onlar, onu yalanladılar ve deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları sebebiyle onlara büyük bir felâket gönderdi de hepsini helâk etti. (Allah, bu şekilde azap etmenin) âkıbetinden korkacak değil ya!


Edip Yüksel

Semud (halkı), azgınlığı yüzünden yalanladı.


Elmalılı Hamdi Yazır

Semûd inanmadı azgınlığından


Muhammed Esed

Semud (kavmi,) kaba bir küstahlıkla (bu) hakikati yalan saydı;


Mustafa İslamoğlu

Haddini aştığı için Semud (bu) hakikati yalanladı;


Seyyid Kutub

Semud kavmi azgınlığı yüzünden Hakkı yalanladı.


Süleyman Ateş

Semûd (kavmi), azgınlığı yüzünden (Hakk'ı) yalanladı.


Süleymaniye Vakfı

Semûd halkı azgınlık ettiği için yalana dalmıştı.


Tefhim-ul Kuran

Semûd (halkı) azgınlığı dolayısıyla yalanladı;


Yaşar Nuri Öztürk

Semûd kavmi, azgınlığı yüzünden yalanladı.