SÂD SURESİ


Ayet Getir
38-SÂD 44. Ayet

وَخُذْ بِيَدِكَ ضِغْثًا فَاضْرِب بِّهِ وَلَا تَحْنَثْ إِنَّا وَجَدْنَاهُ صَابِرًا نِعْمَ الْعَبْدُ إِنَّهُ أَوَّابٌ

Ve huz bi yedike dıgsen fadrıb bihî ve lâ tahnes, innâ vecednâhu sâbira(sâbiren), ni’mel abd(abdu), innehû evvâb(evvâbun).

Bayraktar Bayraklı

“Eline bir demet sap al ve onunla vur; yeminini bozma” dedik. Şüphesiz biz onu sabırlı bulduk. O ne iyi bir kuldu! O, daima Allah'a yönelirdi.


Edip Yüksel

“Şimdi eline bir değnek alıp yola çık. Yeminini bozma.” Onu sabırlı bulduk. Ne iyi bir kul! Sürekli yönelirdi.


Erhan Aktaş

Ve eline bir deste al, onunla yola çık1 ve hanis2 olma. Biz, onu sabredici bulduk. O ne iyi kuldu! O, her zaman Allah’a yöneldi.3 1- Ayette yer alan “darabe” sözcüğüne, çevirilerde “vur, döv” anlamının verilmesi, bu sözcüğün onlarca anlamının bulunduğunun dikkate alınmamasından kaynaklanmaktadır. Ayette; Eyyûb Nebi’ye, “Elinde avucunda ne kaldıysa onları da alarak rızkını aramak için daha verimli; imkânı daha iyi olan yerleri bulmak için yola koyul, bulunduğun yerden ayrıl, sefere çık.” denmektedir. 2- Kararsız olma, haktan ayrılma. 3- Bu ayetin tefsirinde yer alan bilgiler, İsrailiyat kaynaklı olup, tamamıyla uydurmadır. Kur’an’i bir dayanağı yoktur. Bu yalanlara göre, Eyyûb Nebi’nin, hanımına yüz sopa vuracağına dair yemin ettiğini, daha sonra pişman olduğunu; Allah’ın da yeminini yerine getirmek için ona yüz adet saptan bir demet yaparak, o demetle hanımına bir kez vurmasını ve böylece sözünü yerine getirmiş olacağına dair bir yol göstermektedir. Bunun, Allah’a hile yapmayı yakıştırmak olduğunu akletmeyen sapkın anlayış, İsrailiyat’ta yer alan bilgileri doğrulamak adına, yalan uydurma yarışına girmiştir. Eyyûb Nebi’nin hastalığına dair çeviri ve tefsirlerde yer alan bilgilerin tamamı Kur’an dışı kaynaklardan alınmıştır.


Hüseyin Atay, Yaşar Kutluay

Daima Allah'a yönelirdi.


Muhammed Esed

(Ve sonunda o'na dedik ki:) "Şimdi eline bir demet ot al, onunla vur ve yeminini yerine getir!" Gerçekten Biz o'nu sıkıntılara karşı sabırlı gördük. O, ne güzel bir kulumuzdu, daima Bize yönelirdi!


Mustafa İslamoğlu

(Ve dedik ki): "Eline bir deste al ve onunla vur! Böylece yemininden dönmemiş olursun." Hakikaten Biz onu pek sabırlı biri olarak bulduk: ne güzel kuldu o, gerçekten o (da) her daim Allah'a yönelirdi.


Süleyman Ateş

(Dedik ki): "Eline bir demet sap al, onunla vur da yeminini bozma." Gerçekten biz onu sabreden (bir kul) bulmuştuk. Ne güzel kuldu, o dâimâ (bize) başvururdu.


Süleymaniye Vakfı

Ona: "Eline bir demet ot al, onunla (tenine) vur da günaha girme[*]” dedik. Onu pek sabırlı bulduk. Ne güzel kuldu! Çok da saygılıydı." [*] Eyyûb (a.s.), hastalığının nedeninin şeytan olduğunu iddia ediyordu. Oysa Şeytan’ın insanlar üzerinde böyle bir etkisi veya yeteneği olmadığını bir nebi olarak çok iyi bilmeliydi. İşte bu nedenle, 44. ayette ikaz edildiğini görmekteyiz.


Yaşar Nuri Öztürk

"Eline bir demet sap al da onunla vur ve yeminine ters düşmüş olma!" dedik. Biz onu sabırlı bulduk. Ne güzel kuldu o! Bize yönelen, yakaran biriydi o.


Ayetin Tefsiri