RAHMÂN SURESİ

Ayet Getir

الرَّحْمَنُ

Er rahmân(rahmânu).

Bayraktar Bayraklı

(1-4) Rahmân, Kur'ân'ı öğretti. İnsanı yarattı, ona kendini ifade etmeyi öğretti.


Cemal Külünkoğlu

(1-2) Sınırsız rahmetiyle varlık âlemindeki her şeye merhamet eden (Allah, Resulü'ne) Kur'an'ı öğretti (insanın anlamasını sağladı).


Diyanet İşleri (eski)

(1-2) Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti;


Diyanet Vakfi

(1-4) Rahmân Kur'an'ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona açıklamayı öğretti.


Edip Yüksel

Rahman,


Elmalılı Hamdi Yazır

Rahmân


Muhammed Esed

Rahman,


Mustafa İslamoğlu

Rahman?.. (Rahman'ı mı merak ediyorsunuz? O zaman dinleyin ki, O...)


Seyyid Kutub

Rahman olan Allah.


Süleyman Ateş

Çok merhametli (Allâh),


Süleymaniye Vakfı

O Rahman (İyiliği sonsuz olan)


Tefhim-ul Kuran

Rahman (olan Allah).


Yaşar Nuri Öztürk

O Rahman,


عَلَّمَ الْقُرْآنَ

Allemel kur’ân(kur’âne).

Bayraktar Bayraklı

(1-4) Rahmân, Kur'ân'ı öğretti. İnsanı yarattı, ona kendini ifade etmeyi öğretti.


Cemal Külünkoğlu

(1-2) Sınırsız rahmetiyle varlık âlemindeki her şeye merhamet eden (Allah, Resulü'ne) Kur'an'ı öğretti (insanın anlamasını sağladı).


Diyanet İşleri (eski)

(1-2) Rahman olan Allah Kuran'ı öğretti;


Diyanet Vakfi

(1-4) Rahmân Kur'an'ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona açıklamayı öğretti.


Edip Yüksel

Kuran’ı öğretti.


Elmalılı Hamdi Yazır

Öğretti Kur'anı


Muhammed Esed

Bu Kuran'ı (insana) öğretti.


Mustafa İslamoğlu

Kur'an'ı O öğretti,


Seyyid Kutub

Kur'an'ı öğretti.


Süleyman Ateş

Kur'ân'ı öğretti.


Süleymaniye Vakfı

Kur’ân’ı öğretti,


Tefhim-ul Kuran

Kur'an'ı öğretti.


Yaşar Nuri Öztürk

Öğretti Kur'an'ı,


خَلَقَ الْإِنسَانَ

Halakal insân(insâne).

Bayraktar Bayraklı

(1-4) Rahmân, Kur'ân'ı öğretti. İnsanı yarattı, ona kendini ifade etmeyi öğretti.


Cemal Külünkoğlu

(3-4) İnsanı yarattı ve ona düşünmeyi ve konuşmayı öğretti.


Diyanet İşleri (eski)

(3-4) İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.


Diyanet Vakfi

(1-4) Rahmân Kur'an'ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona açıklamayı öğretti.


Edip Yüksel

İnsanı yarattı.


Elmalılı Hamdi Yazır

Yarattı insanı


Muhammed Esed

O, insanı yarattı:


Mustafa İslamoğlu

insanı O yarattı,


Seyyid Kutub

İnsanı yarattı.


Süleyman Ateş

İnsanı yarattı.


Süleymaniye Vakfı

İnsanı yarattı.


Tefhim-ul Kuran

İnsanı yarattı.


Yaşar Nuri Öztürk

Yarattı insanı,


عَلَّمَهُ الْبَيَانَ

Allemehul beyân(beyâne).

Bayraktar Bayraklı

(1-4) Rahmân, Kur'ân'ı öğretti. İnsanı yarattı, ona kendini ifade etmeyi öğretti.


Cemal Külünkoğlu

(3-4) İnsanı yarattı ve ona düşünmeyi ve konuşmayı öğretti.


Diyanet İşleri (eski)

(3-4) İnsanı yarattı, ona konuşmayı öğretti.


Diyanet Vakfi

(1-4) Rahmân Kur'an'ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona açıklamayı öğretti.


Edip Yüksel

Ona beyanı (açıklama yeteneğini) öğretti.


Elmalılı Hamdi Yazır

Belletti ona o güzel beyânı


Muhammed Esed

ona açık ve berrak şekilde düşünmeyi ve konuşmayı öğretti.


Mustafa İslamoğlu

insana kendini ifade etmeyi o öğretti.


Seyyid Kutub

Ona düşüncesini açıklamayı öğretti.


Süleyman Ateş

Ona beyânı (konuşup, düşüncelerini açıklamayı) öğretti.


Süleymaniye Vakfı

Ona kendini ifade etmeyi öğretti.


Tefhim-ul Kuran

Ona beyanı öğretti.


Yaşar Nuri Öztürk

Belletti ona duygu ve düşüncelerini ifade etmeyi.


الشَّمْسُ وَالْقَمَرُ بِحُسْبَانٍ

Eş şemsu vel kameru bi husbân(husbânin).

Bayraktar Bayraklı

Güneş ve ay bir hesapla hareket etmektedir.


Cemal Külünkoğlu

Güneş de ay da kendileri için belirlenen yörüngelerde bir hesaba göre hareket etmektedir.


Diyanet İşleri (eski)

Güneş ve ayın hareketleri bir hesaba göredir.


Diyanet Vakfi

Güneş ve ay bir hesaba göre (hareket etmekte)dir.


Edip Yüksel

Güneş ve ay bir hesap ile (hareket etmekte) dir.


Elmalılı Hamdi Yazır

Güneş ve Ay hisablı


Muhammed Esed

Güneş ve ay (O'nun buyruğu doğrultusunda) kendileri için belirlenen yörüngelerde akarlar;


Mustafa İslamoğlu

Güneşi ve ayı mükemmel bir hesapla yörüngelerinde hareket ettiren de (O).


Seyyid Kutub

Güneşin ve ayın konumları ve hareketleri belirli bir hesaba dayanır.


Süleyman Ateş

Güneş de, Ay da bir hesap ile (cereyan etmekte)dir.


Süleymaniye Vakfı

Güneş ve ay, bir hesaba göredir.


Tefhim-ul Kuran

Güneş ve ay (belli) bir hesap iledir.


Yaşar Nuri Öztürk

Güneş ve Ay. Hesaba bağlıdır herbirinin her şeyi.


وَالنَّجْمُ وَالشَّجَرُ يَسْجُدَانِ

Ven necmu veş şeceru yescudân(yescudâni).

Bayraktar Bayraklı

Yıldızlar ve ağaçlar secde ederler.


Cemal Külünkoğlu

(Yaratılışları gereği) bitkiler de ağaçlar da (Allah'a) secde ederler (O'nun emrine boyun eğerler).


Diyanet İşleri (eski)

Bitkiler ve ağaçlar O'nun buyruğuna boyun eğerler.


Diyanet Vakfi

Bitkiler ve ağaçlar secde ederler.


Edip Yüksel

Yıldızlar ve ağaçlar secde etmektedirler.


Elmalılı Hamdi Yazır

Çemen, ağaç secdedan


Muhammed Esed

yıldızlar ve ağaçlar (O'nun önünde) yere kapanırlar.


Mustafa İslamoğlu

Gövdesiz ve gövdeli bitkiler O'nun emrine boyun eğerler.


Seyyid Kutub

Bitkiler ve ağaçlar O'nun buyruğuna boyun eğerler.


Süleyman Ateş

Necm (bitkiler, yıldızlar) ve ağaçlar (Allah'a) secde etmektedirler.


Süleymaniye Vakfı

Yıldızlar ve ağaçlar; her ikisi de Allah’a secde ederler[*]. [*] Deklinasyon açısı. İnsan, başka hiçbir yardımcıya ihtiyaç duymadan gündüz gölgelere bakarak saati; gece ayın yerine bakarak takvimi okuyabilir.  


Tefhim-ul Kuran

Bitki ve ağaç (O'na) secde etmektedirler.


Yaşar Nuri Öztürk

Çimen/yıldız ve ağaç secde ediyorlar.


وَالسَّمَاء رَفَعَهَا وَوَضَعَ الْمِيزَانَ

Ves semâe refeahâ ve vedaal mîzân(mîzâne).

Bayraktar Bayraklı

Göğü yükseltti ve teraziyi/ölçüyü koydu.


Cemal Külünkoğlu

Gökyüzünü O yükseltti ve (her şeyde) ölçü (ve denge)yi (O) koydu.


Diyanet İşleri (eski)

O, göğü yükseltmiştir; tartıyı koymuştur.


Diyanet Vakfi

Göğü Allah yükseltti ve mîzanı (dengeyi) O koydu.


Edip Yüksel

Göğü yükseltti ve ölçüyü/dengeyi koydu.


Elmalılı Hamdi Yazır

Bak şu güzel semaya verdi ona irtifa' vazeyledip mizânı


Muhammed Esed

Ve O, gökleri yükseltti ve (her şey için) bir ölçü koydu


Mustafa İslamoğlu

Yine göğü özenle O yükseltti, bir denge ve ölçü koydu:


Seyyid Kutub

O, göğü yüksek yarattı ve tartı ilkesini koydu.


Süleyman Ateş

Göğü yükseltti ve mizânı koydu.


Süleymaniye Vakfı

Göğü yükseltti ve dengeyi (mizanı) kurdu[*]. [*] Ayet iki şeyden bahsetmektedir Göğün yükseltilmesi ve denge (mizan). Bu iki konunun geçtiği benzeşik (müteşabih) ayetleri de değerlendirmeye alırsak, göğün yükseltilmesinin zikredildiği diğer ayet Ra’d 13/2’dir. Şura 42/17’de Allah, kitabı ve mizanı indirdiğini bildirir. Hadid 57/25 bu kitap ve dengenin elçiler ile gönderildiğini bildirir. Pek çok ayette de “biz kitabı ve hikmeti” verdik buyrulmaktadır. Bir kısmı burada referans gösterilen, bir kısmı gösterilemeyen bütün benzeşik ayetler kümesi bir arada değerlendirildiğinde; hem tabiataki ayetlerin  hem de  kitaptaki ayetlerin bir mizana göre düzenlendiği anlaşılır. (Bkz: Al-i İmran 3/7 ve dipnotu). Öyleyse hikmet de bu düzenin(mizanın) yöntemini kullanarak doğru hüküme ulaşmaktır ve Allah tarafından yaratılmış ve indirilmiştir. Öyleyse Allah’ın aşırılık yapmamızı yasakladığı şeyler hem doğadaki mizanı bozmak hem de Kitap’taki mizanı (hikmeti) bozmaktır. Bizim yapmamız gereken şey  bunları öğrenmek ve kendimizi geliştirmektir. Allah, bu gelişim yolunu (onun kurduğu düzenin ilmini anlama hikmetini), gerekli çalışmayı yapana verir. (Bkz: Bakara 2/269)


Tefhim-ul Kuran

Gök ise, onu da yükseltti ve mizanı yerleştirip koydu.


Yaşar Nuri Öztürk

Ve gök. Yükseltti onu. Ve koydu şaşmaz ölçüyü, mizanı.


أَلَّا تَطْغَوْا فِي الْمِيزَانِ

Ellâ tatgav fîl mîzân(mîzâni).

Bayraktar Bayraklı

Sakın terazide haksızlık etmeyiniz/ölçüyü bozmayınız!


Cemal Külünkoğlu

Ölçüde haddi aşmayın!


Diyanet İşleri (eski)

Artık tartıda tecavüz etmeyin.


Diyanet Vakfi

Sakın dengeyi bozmayın.


Edip Yüksel

Ki ölçüyü aşmayasınız.


Elmalılı Hamdi Yazır

Ki taşmayın mizanda


Muhammed Esed

ki (siz, ey insanlar,) asla (doğruluk ve haklılık) ölçüsünden şaşmayasınız!


Mustafa İslamoğlu

ki siz (ey insanlar), dengeyi bozup ölçüyü kaçırmayın!


Seyyid Kutub

Tartıda titiz olun diye.


Süleyman Ateş

Tartıda taşkınlık edip dengeyi bozmayın.


Süleymaniye Vakfı

Kurulu dengede aşırılık yapmayın.


Tefhim-ul Kuran

Sakın mizanda 'haksızlık ve taşkınlık yapmayın.'


Yaşar Nuri Öztürk

Azgınlık etmeyin ölçü ve tartıda, saptırmayın mizanı.


وَأَقِيمُوا الْوَزْنَ بِالْقِسْطِ وَلَا تُخْسِرُوا الْمِيزَانَ

Ve ekîmul vezne bil kıstı ve lâ tuhsırûl mîzân(mîzâne).

Bayraktar Bayraklı

Ölçüyü adaletle tutunuz ve eksik tartmayınız!


Cemal Külünkoğlu

Ölçüyü adaletle ve tam yapın, tartıları da eksik yapmayın!


Diyanet İşleri (eski)

Tartmayı doğru yapın, tartıyı eksik tutmayın.


Diyanet Vakfi

Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın.


Edip Yüksel

Ölçüyü adaletle gözetiniz; ölçüyü kaybetmeyiniz.


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve doğru tutun adaletle tartıyı da aksatmayın mizanı


Muhammed Esed

Öyleyse (yaptıklarınızı) adaletle tartın ve ölçüyü eksik tutmayın!


Mustafa İslamoğlu

Yine istikametle ölçüp biçin, ölçme değerlendirme yaparken haksızlık etmeyin!


Seyyid Kutub

Teraziyi doğru tutunuz, sakın eksik tartmayız.


Süleyman Ateş

Tartıyı adâletle yapın, terazide eksiklik yapmayın.


Süleymaniye Vakfı

Ölçüyü hakka uygun yapın. Eksiltip de kurulu dengeyeyazık etmeyin.


Tefhim-ul Kuran

Tartıyı adaletle tutup doğrultun ve tartıyı noksan tutmayın.


Yaşar Nuri Öztürk

Ölçüyü titizlikle, adaletle koruyun ve hüsrana araç yapmayın mizanı.


وَالْأَرْضَ وَضَعَهَا لِلْأَنَامِ

Vel arda vedaahâ lil enâm(enâmi).

Bayraktar Bayraklı

Yeri de canlılar için hazırlamıştır.


Cemal Külünkoğlu

(Allah,) yeryüzünü bütün canlı varlıklar için yayıp döşedi.


Diyanet İşleri (eski)

Allah, yeri yaratıkları için meydana getirmiştir.


Diyanet Vakfi

Allah, yeri canlılar için yaratmıştır.


Edip Yüksel

Yeryüzünü tüm yaratıklar için yarattı.


Elmalılı Hamdi Yazır

Arza da bir tavazu' verdi berayı enam


Muhammed Esed

O, yeri, bütün canlı varlıklar için genişletip yaymıştır,


Mustafa İslamoğlu

Yine O, yeryüzünü orada yaşayan tüm canlıların (ayağı altında) özenle serdi;


Seyyid Kutub

Allah, yeryüzünü canlıların ayakları altına serdi.


Süleyman Ateş

(Allâh) Yeri halk için koydu.


Süleymaniye Vakfı

Yeryüzünü de canlılar için yayıp donattı.


Tefhim-ul Kuran

Yere gelince; onu da (yaratılmış bütün) varlıklar için alçaltıp koydu.


Yaşar Nuri Öztürk

Ve yerküre. Koydu onu toprakta yaşayacak yaratıklar için.


فِيهَا فَاكِهَةٌ وَالنَّخْلُ ذَاتُ الْأَكْمَامِ

Fîhâ fâkihetun vennahlu zâtul ekmâm(ekmâmi).

Bayraktar Bayraklı

Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır.


Cemal Külünkoğlu

(11-12) Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları, filizlenip dal veren taneler, hoş kokulu bitkiler vardır.


Diyanet İşleri (eski)

(11-12) Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları, kabuklu taneler, güzel kokulu otlar vardır.


Diyanet Vakfi

Orada meyveler ve salkımlı hurma ağaçları vardır.


Edip Yüksel

Orada meyveler, salkımlı hurma ağaçları vardır.


Elmalılı Hamdi Yazır

Onda bir meyva, ve ekmamiyle duran nahli benam


Muhammed Esed

üzerinde meyveler ve salkım salkım hurma ağaçlarıyla


Mustafa İslamoğlu

orada envai çeşit meyveler, salkım saçak hurma ağaçları


Seyyid Kutub

Orada türlü türlü meyvalar, salkımlı hurma ağaçları var.


Süleyman Ateş

Onda meyva(lar) ve salkımlı hurmalar var.


Süleymaniye Vakfı

Orada türlü yemişler ve salkımlı hurma ağaçları,


Tefhim-ul Kuran

Onda meyveler ve salkımlı hurmalıklar vardır,


Yaşar Nuri Öztürk

Bir meyve var onda. Ve salkımlarla donatılmış hurma ağaçları.