MUTAFFİFÎN SURESİ

Ayet Getir

وَيْلٌ لِّلْمُطَفِّفِينَ

Veylun lil mutaffifîn(mutaffifîne).

Bayraktar Bayraklı

Eksik ölçüp tartanların vay haline!


Cemal Külünkoğlu

Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay hâline!


Diyanet İşleri (eski)

(1-3) İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!


Diyanet Vakfi

(1-3) İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun!


Edip Yüksel

Yazıklar olsun kandıranlara.


Elmalılı Hamdi Yazır

Veyl o mutaffifîne


Muhammed Esed

Vay haline ölçüyü eksik tutanların!


Mustafa İslamoğlu

Yazıklar olsun yolsuzluk yapanlara!


Seyyid Kutub

Ölçü ve tartıda hile yapanların vay haline.


Süleyman Ateş

Ölçü ve tartıda hile yapanların vay haline!


Süleymaniye Vakfı

Küçük eksiltmeyle ölçüp tartanların çekeceği var.


Tefhim-ul Kuran

Eksik ölçüp tartanların vay haline,


Yaşar Nuri Öztürk

Azap ve kaygı, tartıda ve ölçüde hile yapanlara olsun;


الَّذِينَ إِذَا اكْتَالُواْ عَلَى النَّاسِ يَسْتَوْفُونَ

Ellezîne izâktâlû alân nâsi yestevfûn(yestevfûne).

Bayraktar Bayraklı

(2-3) Onlar, insanlardan bir şey aldıkları zaman tam ölçüp tartarlar. Kendileri bir şey sattıkları zaman onlara eksik ölçüp tartarlar.


Cemal Külünkoğlu

Onlar ki, insanlardan (bir şey) ölçüp aldıkları zaman, tam ölçerler.


Diyanet İşleri (eski)

(1-3) İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!


Diyanet Vakfi

(1-3) İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun!


Edip Yüksel

Halktan bir şey aldıklarında ölçüyü tam uygularlar.


Elmalılı Hamdi Yazır

Ki nâs üzerinden kendilerine ölçtükleri zaman tam basarlar


Muhammed Esed

Onlar, (öteki) insanlardan haklarını eksiksiz isterler;


Mustafa İslamoğlu

Kendileri başkalarından alacakları zaman noksansız isterler;


Seyyid Kutub

Onlar insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman eksiksiz alırlar.


Süleyman Ateş

Onlar insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman ölçüyü tam yaparlar.


Süleymaniye Vakfı

İnsanlardan alırken ölçünün tam olmasını isterler,


Tefhim-ul Kuran

Ki onlar, insanlardan ölçerek aldıklarında noksansız alırlar.


Yaşar Nuri Öztürk

Ki onlar insanlardan alırken ölçüyü tam yaparlar,


وَإِذَا كَالُوهُمْ أَو وَّزَنُوهُمْ يُخْسِرُونَ

Ve izâ kâlûhum ev vezenûhum yuhsirûn(yuhsirûne).

Bayraktar Bayraklı

(2-3) Onlar, insanlardan bir şey aldıkları zaman tam ölçüp tartarlar. Kendileri bir şey sattıkları zaman onlara eksik ölçüp tartarlar.


Cemal Külünkoğlu

Kendileri onlara birşey ölçtükleri veya tarttıkları zaman (ölçü ve tartıyı) eksik yaparlar.


Diyanet İşleri (eski)

(1-3) İnsanlardan, kendileri bir şeyi ölçerek aldıkları zaman tam alan; ama onlara bir şeyi ölçüp tartarak verdiklerinde eksik tutan kimselerin, vay haline!


Diyanet Vakfi

(1-3) İnsanlardan alırken ölçüp tarttıklarında tam, onlara vermek için ölçüp tarttıklarında ise noksan yapan hilekârlara yazıklar olsun!


Edip Yüksel

Verdikleri zaman ise ölçüyü ve tartıyı eksik tutarlar.


Elmalılı Hamdi Yazır

Onlara ölçtükleri veya tarttıkları vakıt ise eksiltirler


Muhammed Esed

ama borçlarını ölçüp tartmaya gelince, onu azaltmaya çalışırlar.


Mustafa İslamoğlu

ama başkaları için ölçüp tarttıkları zaman hak yerler.


Seyyid Kutub

Kendileri onlara birşey ölçtükleri veya tarttıkları zaman (ölçü ve tartıyı) eksik verirler.


Süleyman Ateş

Kendileri onlara bir şey ölçtükleri veya tarttıkları zaman (ölçü ve tartıyı) eksik yaparlar.


Süleymaniye Vakfı

Kendileri ölçerken veya tartarken onları zarara sokarlar.


Tefhim-ul Kuran

Kendileri onlara ölçtüklerinde veya tarttıklarında eksiltirler.


Yaşar Nuri Öztürk

Onlara vermek üzere tartıp ölçtükleri zaman, eksiltmeye giderler.


أَلَا يَظُنُّ أُولَئِكَ أَنَّهُم مَّبْعُوثُونَ

"E lâ yezunnu ulâike ennehum meb'ûsûn(meb'ûsûne)."

Bayraktar Bayraklı

(4-6) Onlar, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracaklarları büyük gün için tekrar dirileceklerine inanmıyorlar mı?


Cemal Külünkoğlu

(4-5) Yoksa onlar, büyük bir günde (kıyamette) diriltileceklerini sanmıyorlar mı?


Diyanet İşleri (eski)

(4-5) Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?


Diyanet Vakfi

(4-6) Onlar düşünmezler mi ki, büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler! Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.


Edip Yüksel

Onlar hiç dirileceklerini sanmazlar mı?


Elmalılı Hamdi Yazır

(4-5) Zannetmez mi bunlar ki büyük bir gün için ba's olunacaklar?


Muhammed Esed

Onlar bilmez mi ki tekrar diriltilecekler


Mustafa İslamoğlu

Onlar sanmazlar mı ki tekrar diriltilecekler;


Seyyid Kutub

Onlar, tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?


Süleyman Ateş

Onlar, tekrar diriltileceklerini sanmıyorlar mı?


Süleymaniye Vakfı

Bunlar yeniden diriltileceklerini hiç hesaba katmazlar mı?


Tefhim-ul Kuran

Yoksa onlar, diriltileceklerini sanmıyor mu?


Yaşar Nuri Öztürk

Peki, bunlar kendilerinin diriltileceğini sanmıyorlar mı?


لِيَوْمٍ عَظِيمٍ

Li yevmin azîm(azîmin).

Bayraktar Bayraklı

(4-6) Onlar, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracaklarları büyük gün için tekrar dirileceklerine inanmıyorlar mı?


Cemal Külünkoğlu

(4-5) Yoksa onlar, büyük bir günde (kıyamette) diriltileceklerini sanmıyorlar mı?


Diyanet İşleri (eski)

(4-5) Bunlar, büyük bir günde tekrar dirileceklerini sanmıyorlar mı?


Diyanet Vakfi

(4-6) Onlar düşünmezler mi ki, büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler! Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.


Edip Yüksel

Büyük bir günde?


Elmalılı Hamdi Yazır

(4-5) Zannetmez mi bunlar ki büyük bir gün için ba's olunacaklar?


Muhammed Esed

(ve) korkunç bir Gün'de (hesaba çekilecekler);


Mustafa İslamoğlu

dehşetli bir günde (hesaba çekilecekler);


Seyyid Kutub

Büyük bir gün


Süleyman Ateş

Büyük bir gün için,


Süleymaniye Vakfı

O muazzam günde?


Tefhim-ul Kuran

Büyük bir günde.


Yaşar Nuri Öztürk

Çok büyük bir gün için.


يَوْمَ يَقُومُ النَّاسُ لِرَبِّ الْعَالَمِينَ

Yevme yekûmun nâsu li rabbil âlemîn(âlemîne).

Bayraktar Bayraklı

(4-6) Onlar, âlemlerin Rabbinin huzurunda duracaklarları büyük gün için tekrar dirileceklerine inanmıyorlar mı?


Cemal Külünkoğlu

O gün insanlar, âlemlerin Rabbi için (O'na hesap vermek için, kabirlerinden) kalkacaklar.


Diyanet İşleri (eski)

O gün insanlar Alemlerin Rabbinin huzurunda dururlar.


Diyanet Vakfi

(4-6) Onlar düşünmezler mi ki, büyük bir günde (hesap vermek için) diriltilecekler! Öyle bir gün ki, insanlar o günde âlemlerin Rabbinin huzurunda divan duracaklardır.


Edip Yüksel

O gün halk Evrenlerin Efendisinin huzurunda durur.


Elmalılı Hamdi Yazır

O gün ki nâs rabbül'âlemîn için kıyam edecekler


Muhammed Esed

bütün insanların alemlerin Rabbi huzuruna varacakları Gün'de?


Mustafa İslamoğlu

o gün bütün insanlar alemlerin Rabbi huzuruna dikilecekler.


Seyyid Kutub

İnsanların alemlerin Rabbinin huzurunda durdukları gün.


Süleyman Ateş

Ki o gün insanlar, âlemlerin Rabbinin divânında dururlar.


Süleymaniye Vakfı

Her insanın, varlıkların sahibi için kalkacağı günde.


Tefhim-ul Kuran

İnsanların, alemlerin Rabbi için kalkacağı günde.


Yaşar Nuri Öztürk

Bir gün ki, insanlar, âlemlerin Rabbi huzurunda kıyama geçerler.


كَلَّا إِنَّ كِتَابَ الفُجَّارِ لَفِي سِجِّينٍ

Kellâ inne kitâbel fuccâri le fî siccîn(siccînin).

Bayraktar Bayraklı

(7-9) Hayır! Şüphesiz, yoldan çıkanların defterleri kesinlikle Siccîn'dedir. “Siccîn'in ne olduğunu sen nerden bileceksin?” O, kodlanmış bir kitaptır.


Cemal Külünkoğlu

Hayır (o hileye sapmayın, hesap gününü hafife almayın). Çünkü Allah'ın buyruğundan çıkanların kitabı muhakkak “siccin”dedir.


Diyanet İşleri (eski)

Sakının; Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanlar, muhakkak 'Siccin' adlı defterde yazılıdır.


Diyanet Vakfi

Doğrusu günahkârların yazısı, muhakkak Siccîn'de olmaktır.


Edip Yüksel

Doğrusu, kötülerin yazgısı Siccin’dedir.


Elmalılı Hamdi Yazır

Hayır hayır. Çünkü fâcirlerin yazısı siccîndedir


Muhammed Esed

Gerçek şu ki, kötü ruhluların kaydı, kayıpsız kaçaksız bir şekilde (tutulmuş)tur!


Mustafa İslamoğlu

Artık yeter! Sorumsuzluğu tıynet edinenlerin kaydı, elbet Siccin'de (arşivlenecek).


Seyyid Kutub

Hayır. Allah'ın buyruğundan dışarı çıkanların yazısı muhakkak siccindedir.


Süleyman Ateş

Hayır, (ölçü ve tartıda hile yapılamaz), doğrusu sapanların yazıcısı Siccin (aşağı zindan)dadır.


Süleymaniye Vakfı

Sakın böyle yapmayın. Taşkınlık edenlerin kaydı Siccîn’de tutulmaktadır.


Tefhim-ul Kuran

Hayır, facir olanların kitabı şüphesiz «Siccin» dedir.


Yaşar Nuri Öztürk

Hayır, iş düşündükleri gibi değil! Rezilliğe batmışların kitabı, karanlık ve pis bir çukurun, Siccîn'in ta içindedir.


وَمَا أَدْرَاكَ مَا سِجِّينٌ

Ve mâ edrâke mâ siccîn(siccînun).

Bayraktar Bayraklı

(7-9) Hayır! Şüphesiz, yoldan çıkanların defterleri kesinlikle Siccîn'dedir. “Siccîn'in ne olduğunu sen nerden bileceksin?” O, kodlanmış bir kitaptır.


Cemal Külünkoğlu

(8-9) Bildin mi “siccîn” nedir? O, (inkârcıların eylemlerinin) yazılı bulunduğu bir kitaptır (Hard Disk'tir).


Diyanet İşleri (eski)

Siccin'in ne olduğunu sen nerden bilirsin?


Diyanet Vakfi

Siccîn nedir, bilir misin?


Edip Yüksel

Siccin nedir bilir misin?


Elmalılı Hamdi Yazır

Bildin mi siccîn nedir?


Muhammed Esed

Bilir misin nedir o kayıpsız kaçaksız olan?


Mustafa İslamoğlu

Ama Siccin nedir, bilir misin sen?


Seyyid Kutub

Siccin'in ne olduğunu bilir misin sen?.


Süleyman Ateş

Siccin'in ne olduğunu sen nereden bileceksin?


Süleymaniye Vakfı

Siccîn nedir, sen nereden bileceksin? (Öyleyse dinle!)


Tefhim-ul Kuran

«Siccin»in ne olduğunu sana öğreten nedir?


Yaşar Nuri Öztürk

Siccîn'in ne olduğunu sana gösteren nedir?


كِتَابٌ مَّرْقُومٌ

Kitâbun merkûm(merkûmun).

Bayraktar Bayraklı

(7-9) Hayır! Şüphesiz, yoldan çıkanların defterleri kesinlikle Siccîn'dedir. “Siccîn'in ne olduğunu sen nerden bileceksin?” O, kodlanmış bir kitaptır.


Cemal Külünkoğlu

(8-9) Bildin mi “siccîn” nedir? O, (inkârcıların eylemlerinin) yazılı bulunduğu bir kitaptır (Hard Disk'tir).


Diyanet İşleri (eski)

O, yazılmış bir kitaptır.


Diyanet Vakfi

(O günahkârların yazısı) Amellerin sayılıp yazıldığı bir kitaptır.


Edip Yüksel

Rakamlanmış bir kitaptır.


Elmalılı Hamdi Yazır

Terkıym olunmuş bir kitab


Muhammed Esed

O, (silinmez şekilde) tutulan bir kayıttır!


Mustafa İslamoğlu

O (Siccin) sayısal değerlerle korunmuş bir kayıttır.


Seyyid Kutub

O, mühürlenmiş bir kitabdır.


Süleyman Ateş

Yazılmış bir Kitâptır.


Süleymaniye Vakfı

O, yazılı bir defterdir.


Tefhim-ul Kuran

Yazılı bir kitaptır.


Yaşar Nuri Öztürk

Rakamlandırılmış bir kitaptır o.


وَيْلٌ يَوْمَئِذٍ لِّلْمُكَذِّبِينَ

Veylun yevme izin lil mukezzibîn(mukezzibîne).

Bayraktar Bayraklı

(10-12) Yalanlayanların vay haline o gün! Onlar yargı gününü yalanlıyorlar. Oysa o günü, aşırı gidenler ve günahkârlardan başkası yalanlamaz.


Cemal Külünkoğlu

O gün (Hakk'ı) yalanlayanların vay hâline!


Diyanet İşleri (eski)

Yalanlayanların o gün vay haline!


Diyanet Vakfi

O gün vay haline yalancıların!


Edip Yüksel

O gün yalanlayanlara yazıklar olsun.


Elmalılı Hamdi Yazır

Veyl o gün o yalan diyenlere


Muhammed Esed

Vay haline o Gün hakikati yalanlayanların,


Mustafa İslamoğlu

O gün vay haline yalanlayanların;


Seyyid Kutub

Vay haline o gün yalanlayanların.


Süleyman Ateş

Yalanlayanların vay haline o gün!


Süleymaniye Vakfı

O gün bu yalancılar çok çekecekler!


Tefhim-ul Kuran

O gün, yalanlamakta olanların vay haline.


Yaşar Nuri Öztürk

Vay haline o gün, yalanlayanların!


الَّذِينَ يُكَذِّبُونَ بِيَوْمِ الدِّينِ

Ellezîne yukezzibûne bi yevmiddîn(yevmiddîni).

Bayraktar Bayraklı

(10-12) Yalanlayanların vay haline o gün! Onlar yargı gününü yalanlıyorlar. Oysa o günü, aşırı gidenler ve günahkârlardan başkası yalanlamaz.


Cemal Külünkoğlu

Onlar ki din gününü (ceza ve hesap gününü) yalanladılar.


Diyanet İşleri (eski)

Onlar, kıyamet gününü yalanlamış olanlardır.


Diyanet Vakfi

Ki onlar, ceza gününü yalan sayarlar.


Edip Yüksel

Onlar Din Gününü yalanlar.


Elmalılı Hamdi Yazır

O dîn gününü tekzîb edenlere


Muhammed Esed

Hesap Günü'nü(n geleceğini) yalanlayanların:


Mustafa İslamoğlu

onlar Hesap Günü'nü yalanlıyorlar;


Seyyid Kutub

Kıyamet gününü yalanlamış olanların.


Süleyman Ateş

Onlar cezâ gününü yalanlamaktadırlar.


Süleymaniye Vakfı

Bunlar hesap verme gününü yalan sayan kimselerdir.


Tefhim-ul Kuran

Ki onlar, din gününü yalanlamaktadırlar.


Yaşar Nuri Öztürk

Onlar ki din gününü yalanlarlar.