LEYL SURESİ

Ayet Getir

وَاللَّيْلِ إِذَا يَغْشَى

Vel leyli izâ yagşâ.

Bayraktar Bayraklı

(1-3) Örttüğü zaman geceye, göründüğü zaman gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana yemin olsun ki,


Cemal Külünkoğlu

(Karanlığıyla ortalığı) bürüdüğü zaman geceye,


Diyanet İşleri (eski)

Kararıp ortalığı bürüdüğü zaman geceye and olsun.


Diyanet Vakfi

(1-4) (Karanlığı ile etrafı) bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp ağardığı vakit gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana yemin ederim ki işleriniz başka başkadır.


Edip Yüksel

Bürüdüğü zaman geceye,


Elmalılı Hamdi Yazır

Kasem olsun bürürken o geceye


Muhammed Esed

Düşün (yeryüzünü) karanlığa boğan geceyi,


Mustafa İslamoğlu

Kuşatıp örten gece şahit olsun.


Seyyid Kutub

Örttüğü zaman geceye andolsun,


Süleyman Ateş

Örttüğü zaman geceye andolsun,


Süleymaniye Vakfı

Bürüdüğü zaman geceye,


Tefhim-ul Kuran

Sarıp örttüğü zaman geceye andolsun,


Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun bürüyüp örttüğü zaman geceye,


وَالنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّى

Ven nehâri izâ tecellâ.

Bayraktar Bayraklı

(1-3) Örttüğü zaman geceye, göründüğü zaman gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana yemin olsun ki,


Cemal Külünkoğlu

Açılıp aydınlandığı zaman gündüze,


Diyanet İşleri (eski)

Açılıp aydınlattığı zaman gündüze and olsun.


Diyanet Vakfi

(1-4) (Karanlığı ile etrafı) bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp ağardığı vakit gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana yemin ederim ki işleriniz başka başkadır.


Edip Yüksel

Ortaya çıktığı zaman gündüze,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve açıldığı zaman o gündüze


Muhammed Esed

ve aydınlığı yükselten gündüzü!


Mustafa İslamoğlu

(Gecenin kuşatmasını) yarıp ortaya çıkan gündüz şahit olsun!


Seyyid Kutub

Ortaya çıkıp göründüğü zaman gündüze andolsun,


Süleyman Ateş

Göründüğü zaman gündüze andolsun,


Süleymaniye Vakfı

Açıldığı zaman gündüze,


Tefhim-ul Kuran

Parıldayıp aydınlandığı zaman gündüze,


Yaşar Nuri Öztürk

Ve parıldadığı zaman gündüze,


وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ وَالْأُنثَى

Ve mâ halâkaz zekera vel unsâ.

Bayraktar Bayraklı

(1-3) Örttüğü zaman geceye, göründüğü zaman gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana yemin olsun ki,


Cemal Külünkoğlu

Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki,


Diyanet İşleri (eski)

Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki:


Diyanet Vakfi

(1-4) (Karanlığı ile etrafı) bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp ağardığı vakit gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana yemin ederim ki işleriniz başka başkadır.


Edip Yüksel

Erkeği ve dişiyi yaratana dikkat edin,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve erkeği dişiyi yaratana


Muhammed Esed

Erkeğin ve dişinin yaratılışını düşün!


Mustafa İslamoğlu

Erkek ve dişinin yaratılışı şahit olsun


Seyyid Kutub

Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun.


Süleyman Ateş

Erkeği ve dişiyi yaratana andolsun ki,


Süleymaniye Vakfı

Erkeği ve dişiyi yaratana yemin olsun ki,


Tefhim-ul Kuran

Erkeği ve dişiyi yaratana;


Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun erkeği de dişiyi de yaratana,


إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّى

İnne sa’yekum le şettâ.

Bayraktar Bayraklı

Doğrusu sizin çalışmalarınız çeşitlidir.


Cemal Külünkoğlu

Doğrusu sizin çalışmanız çeşit çeşittir.


Diyanet İşleri (eski)

Doğrusu sizin çalışmalarınız çeşitlidir.


Diyanet Vakfi

(1-4) (Karanlığı ile etrafı) bürüyüp örttüğü zaman geceye, açılıp ağardığı vakit gündüze, erkeği ve dişiyi yaratana yemin ederim ki işleriniz başka başkadır.


Edip Yüksel

İşleriniz çeşit çeşittir.


Elmalılı Hamdi Yazır

Ki sizin sa'yiniz dağınıktır


Muhammed Esed

Gerçekte, (ey insanlar,) siz çok çeşitli hedefler peşindesiniz!


Mustafa İslamoğlu

ki ey (insanlık); sizin çabanız, (nedenleri ve sonuçları açısından) elbet farklı farklıdır.


Seyyid Kutub

Sizin işiniz çeşit çeşittir,


Süleyman Ateş

Sizin işiniz çeşit çeşittir:


Süleymaniye Vakfı

Çalışmalarınız farklı farklıdır.


Tefhim-ul Kuran

Gerçekten sizin çabalarınız (çelişkili, parça parça) darmadağınıktır.


Yaşar Nuri Öztürk

Ki sizin emek ve gayretiniz mutlaka dağınık ve parça parçadır.


فَأَمَّا مَن أَعْطَى وَاتَّقَى

Fe emmâ men a’tâ vettekâ.

Bayraktar Bayraklı

(5-7) Ancak verenin, saygı duyanın ve en güzeli tasdik edenin işlerini kolaylaştırırız.


Cemal Külünkoğlu

(5-7) Her kim (Allah için) harcar, O'na karşı sorumluluk bilinciyle yaşarsa ve o en güzel olanı, (Kelime-i Tevhid-i -“Lâ ilahe İllallah” sözünü) doğrularsa biz onun için huzur ve rahatlığa giden yolu kolaylaştırırız.


Diyanet İşleri (eski)

(5-7) Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.


Diyanet Vakfi

(5-7) Artık kim verir ve sakınırsa, en güzeli de tasdik ederse, biz de onu en kolaya hazırlarız (onda başarılı kılarız).


Edip Yüksel

Kim verir ve erdemli davranır,


Elmalılı Hamdi Yazır

Bundan böyle amma her kim vergi verir korunur


Muhammed Esed

Her kim (başkaları için) harcar ve Allah'a karşı sorumluluk bilinci taşırsa,


Mustafa İslamoğlu

Sözgelimi; kim (Allah için) karşılıksız verir ve Allah'a muhtaç olduğunun bilinciyle hareket ederse;


Seyyid Kutub

Kim verir korunursa,


Süleyman Ateş

Kim (hayır için) verir, korunursa,


Süleymaniye Vakfı

Kim cömert olur ve Allah’tan çekinir[*], [*] Bakınız Bakara 2/195


Tefhim-ul Kuran

Fakat kim verir ve korkup sakınırsa,


Yaşar Nuri Öztürk

Kim verir ve sakınırsa,


وَصَدَّقَ بِالْحُسْنَى

Ve saddeka bil husnâ.

Bayraktar Bayraklı

(5-7) Ancak verenin, saygı duyanın ve en güzeli tasdik edenin işlerini kolaylaştırırız.


Cemal Külünkoğlu

(5-7) Her kim (Allah için) harcar, O'na karşı sorumluluk bilinciyle yaşarsa ve o en güzel olanı, (Kelime-i Tevhid-i -“Lâ ilahe İllallah” sözünü) doğrularsa biz onun için huzur ve rahatlığa giden yolu kolaylaştırırız.


Diyanet İşleri (eski)

(5-7) Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.


Diyanet Vakfi

(5-7) Artık kim verir ve sakınırsa, en güzeli de tasdik ederse, biz de onu en kolaya hazırlarız (onda başarılı kılarız).


Edip Yüksel

Ve iyiyi, güzeli doğrularsa,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve husnâyı tasdîk eylerse


Muhammed Esed

ve nihai güzelliğin/iyiliğin gerçekliğine inanırsa,


Mustafa İslamoğlu

ve daha güzeliyle (ödüllendirileceğine) inanırsa;


Seyyid Kutub

ve en güzel sözü doğrularsa,


Süleyman Ateş

Ve en güzel (söz)ü doğrularsa,


Süleymaniye Vakfı

Bir de en güzel sözü[*] tasdik ederse, [*] Allah’ın son kitabını


Tefhim-ul Kuran

Ve en güzel olanı doğrularsa,


Yaşar Nuri Öztürk

Ve güzeli doğrularsa,


فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْيُسْرَى

Fe se nuyessiruhu lil yusrâ.

Bayraktar Bayraklı

(5-7) Ancak verenin, saygı duyanın ve en güzeli tasdik edenin işlerini kolaylaştırırız.


Cemal Külünkoğlu

(5-7) Her kim (Allah için) harcar, O'na karşı sorumluluk bilinciyle yaşarsa ve o en güzel olanı, (Kelime-i Tevhid-i -“Lâ ilahe İllallah” sözünü) doğrularsa biz onun için huzur ve rahatlığa giden yolu kolaylaştırırız.


Diyanet İşleri (eski)

(5-7) Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.


Diyanet Vakfi

(5-7) Artık kim verir ve sakınırsa, en güzeli de tasdik ederse, biz de onu en kolaya hazırlarız (onda başarılı kılarız).


Edip Yüksel

Ona iyice kolaylaştırırız.


Elmalılı Hamdi Yazır

Biz onu yüsraya (en kolayına) kolaylıyacağız


Muhammed Esed

işte onun için (nihai) huzur ve rahatlığa giden yolu kolaylaştıracağız.


Mustafa İslamoğlu

işte ona, rahatlık ve mutluluğun zirvesine götüren yolu kolaylaştırırız.


Seyyid Kutub

Onu en kolay başarıya ulaştırırız.


Süleyman Ateş

Ona en kolay (yolda gitmey)i kolaylaştırırız.


Süleymaniye Vakfı

Onu en kolaya, kolayca ulaştırırız.


Tefhim-ul Kuran

Biz de onu kolay olan için başarılı kılacağız.


Yaşar Nuri Öztürk

Biz ona, en kolay olanı kolaylayacağız.


وَأَمَّا مَن بَخِلَ وَاسْتَغْنَى

Ve emmâ men bahıle vestagnâ.

Bayraktar Bayraklı

(8-11) Ama cimrilik edip kendini ihtiyaçsız, yeterli gören ve güzeli yalanlayana da, zorluklara uğramasını kolaylaştırırız. Cehenneme yuvarlandığı zaman malı ona hiçbir yarar sağlamaz.


Cemal Külünkoğlu

(8-10) Fakat kim cimrilik eder, kendini zengin görüp Allah'a muhtaç görmezse ve en güzel olanı (“Lâ ilahe İllallah” sözünü) yalanlarsa, onun için de zorluğa ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştırırız.


Diyanet İşleri (eski)

(8-10) Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.


Diyanet Vakfi

(8-11) Kim cimrilik eder, kendini müstağni sayar, en güzeli de yalanlarsa, biz de onu en zora hazırlarız. Düştüğü zaman da malı kendisine hiç fayda vermez.


Edip Yüksel

Fakat, kim cimrilik edip zenginlik taslar,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve amma her kim bahıllik eder ve istiğna gösterir


Muhammed Esed

Cimrilik yapana ve kendi kendine yeterli olduğunu zannedene,


Mustafa İslamoğlu

Sözgelimi; kim de cimrilik yapar ve kendi kendine yettiğini zanneder,


Seyyid Kutub

Fakat kim cimrilik eder, kendini zengin görüp kendisini Allah'tan müstağni sayarsa,


Süleyman Ateş

Kim de cimrilik eder, kendini zengin (ve kendine yeterli) görürse,


Süleymaniye Vakfı

Kim de cimrilik eder ve çekinme ihtiyacı duymaz,


Tefhim-ul Kuran

Kim de cimrilik eder, kendini müstağni görürse,


Yaşar Nuri Öztürk

Ama kim cimriliğe sapar ve kendisini tüm ihtiyaçların üstünde görür,


وَكَذَّبَ بِالْحُسْنَى

Ve kezzebe bil husnâ.

Bayraktar Bayraklı

(8-11) Ama cimrilik edip kendini ihtiyaçsız, yeterli gören ve güzeli yalanlayana da, zorluklara uğramasını kolaylaştırırız. Cehenneme yuvarlandığı zaman malı ona hiçbir yarar sağlamaz.


Cemal Külünkoğlu

(8-10) Fakat kim cimrilik eder, kendini zengin görüp Allah'a muhtaç görmezse ve en güzel olanı (“Lâ ilahe İllallah” sözünü) yalanlarsa, onun için de zorluğa ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştırırız.


Diyanet İşleri (eski)

(8-10) Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.


Diyanet Vakfi

(8-11) Kim cimrilik eder, kendini müstağni sayar, en güzeli de yalanlarsa, biz de onu en zora hazırlarız. Düştüğü zaman da malı kendisine hiç fayda vermez.


Edip Yüksel

Ve iyiyi, güzeli yalanlarsa,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve husnâyı tekzib eylerse


Muhammed Esed

ve nihai güzelliği/iyiliği yalanlayana gelince,


Mustafa İslamoğlu

En Güzel'i (vahyini) yalanlarsa;


Seyyid Kutub

Ve en güzel sözü de yalanlarsa,


Süleyman Ateş

Ve en güzel (söz)ü de yalanlarsa,


Süleymaniye Vakfı

En güzel söz karşısında yalana sarılırsa,


Tefhim-ul Kuran

Ve en güzel olanı da yalan sayarsa,


Yaşar Nuri Öztürk

Ve güzelliği yalanlarsa,


فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرَى

Fe se nuyessiruhu lil usrâ.

Bayraktar Bayraklı

(8-11) Ama cimrilik edip kendini ihtiyaçsız, yeterli gören ve güzeli yalanlayana da, zorluklara uğramasını kolaylaştırırız. Cehenneme yuvarlandığı zaman malı ona hiçbir yarar sağlamaz.


Cemal Külünkoğlu

(8-10) Fakat kim cimrilik eder, kendini zengin görüp Allah'a muhtaç görmezse ve en güzel olanı (“Lâ ilahe İllallah” sözünü) yalanlarsa, onun için de zorluğa ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştırırız.


Diyanet İşleri (eski)

(8-10) Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.


Diyanet Vakfi

(8-11) Kim cimrilik eder, kendini müstağni sayar, en güzeli de yalanlarsa, biz de onu en zora hazırlarız. Düştüğü zaman da malı kendisine hiç fayda vermez.


Edip Yüksel

Onu da zora yöneltiriz.


Elmalılı Hamdi Yazır

Onu da usraya (en zoruna) kolaylıyacağız


Muhammed Esed

onun için zorluğa ve sıkıntıya giden yolu kolaylaştırırız:


Mustafa İslamoğlu

işte ona da, zorluk ve felaketin en dibine giden yolu kolaylaştırırız;


Seyyid Kutub

Biz de onu en zora yöneltiriz.


Süleyman Ateş

Ona da en güç (yolda gitmey)i kolaylaştırırız.


Süleymaniye Vakfı

Onu da en zora, kolayca ulaştırırız.


Tefhim-ul Kuran

Biz de ona en zorlu olanı (azaba uğramasını) kolaylaştıracağız.


Yaşar Nuri Öztürk

Biz onu, en zor olana sevk edeceğiz.


وَمَا يُغْنِي عَنْهُ مَالُهُ إِذَا تَرَدَّى

Ve mâ yugnî anhu mâluhû izâ teraddâ.

Bayraktar Bayraklı

(8-11) Ama cimrilik edip kendini ihtiyaçsız, yeterli gören ve güzeli yalanlayana da, zorluklara uğramasını kolaylaştırırız. Cehenneme yuvarlandığı zaman malı ona hiçbir yarar sağlamaz.


Cemal Külünkoğlu

O aşağıya (mezara/ateşe) düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz.


Diyanet İşleri (eski)

O kimse ölüp ateşe yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.


Diyanet Vakfi

(8-11) Kim cimrilik eder, kendini müstağni sayar, en güzeli de yalanlarsa, biz de onu en zora hazırlarız. Düştüğü zaman da malı kendisine hiç fayda vermez.


Edip Yüksel

Düştüğü vakit kurtaramaz parası/malı onu.


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve yuvarlandığı zaman onu malı kurtaramıyacak


Muhammed Esed

bakalım serveti onu koruyacak mı (mezarına) girdiği zaman?


Mustafa İslamoğlu

öyle ki, o baş aşağı (cehenneme) yuvarlanıp helak olacağı zaman, (Allah için paylaşmadığı) malı kendisini asla kurtaramaz.


Seyyid Kutub

Çukura düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz.


Süleyman Ateş

Çukura düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz.


Süleymaniye Vakfı

Düştüğü zaman malı işine yaramaz.


Tefhim-ul Kuran

Tereddi edeceği (başaşağı düşüşe uğrayacağı) zaman, malı ona hiç yarar sağlamaz.


Yaşar Nuri Öztürk

Aşağı yuvarlandığında malı onu kurtarmayacaktır.