İNŞİKAK SURESİ

Ayet Getir

إِذَا السَّمَاء انشَقَّتْ

İzâs semâunşakkat.

Bayraktar Bayraklı

(1-2) Gökyüzü parçalara ayrıldığında, tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde,


Cemal Külünkoğlu

(1-2) Gök Rabbini dinleyip O'na yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman,


Diyanet İşleri (eski)

(1-2) Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.


Diyanet Vakfi

(1-2) Gök yarıldığı, Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman,


Edip Yüksel

Gök yarıldığı zaman.


Elmalılı Hamdi Yazır

Semâ inşikak ettiği


Muhammed Esed

Gökyüzü parçalara ayrıldığında,


Mustafa İslamoğlu

Gökyüzü şerha şerha yarıldığında


Seyyid Kutub

Gök yarıldığı,


Süleyman Ateş

Gök yarıldığı,


Süleymaniye Vakfı

Gök çatlayınca


Tefhim-ul Kuran

Gök, yarılıp parçalandığı,


Yaşar Nuri Öztürk

Gök yarılıp parçalandığı,


وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ

Ve ezinet li rabbihâ ve hukkat.

Bayraktar Bayraklı

(1-2) Gökyüzü parçalara ayrıldığında, tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde,


Cemal Külünkoğlu

(1-2) Gök Rabbini dinleyip O'na yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman,


Diyanet İşleri (eski)

(1-2) Gök yarılıp Rabbine boyun eğdiği zaman, ki gök boyun eğecektir.


Diyanet Vakfi

(1-2) Gök yarıldığı, Rabbine kulak verip boyun eğecek hale getirildiği zaman,


Edip Yüksel

Ve doğal yapısı gereğince Efendisine kulak verdiği zaman.


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve rabbını dinleyip haklandığı vakıt


Muhammed Esed

tabiatı gereği Rabbine boyun eğdiğinde;


Mustafa İslamoğlu

yani Rabbine kulak verdiğinde ve sonuç alındığında,


Seyyid Kutub

Rabbini dinleyip O'na yaraşır şekilde boyun eğdiği zaman!


Süleyman Ateş

Kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman!


Süleymaniye Vakfı

Rabbini dinlediği ve görevini yaptığı onaylandığı sırada[*]. [*] وحَقَقْتُ الأمر وأَحْقَقْتُهُ أيضاً  doğrulayıp emin olmak. Es-Sıhah c.1 s.140


Tefhim-ul Kuran

Ve 'kendi yaratılış gereğine uygun' olarak Rabbine boyun eğdiği zaman;


Yaşar Nuri Öztürk

Ve Rabbini dinleyip de hakkın belirişine araç kılındığı zaman!


وَإِذَا الْأَرْضُ مُدَّتْ

Ve izâl ardu muddet.

Bayraktar Bayraklı

(3-5) Yeryüzü dümdüz hale getirildiğinde, içindeki her şeyi dışarı atarak tamamen boşaldığında ve tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde,


Cemal Külünkoğlu

(3-5) Yer de Rabbinin emrine boyun eğerek dümdüz edildiği ve içindekileri dışa atıp boşaldığı zaman (herkes dünyada yaptığının karşılığını görecektir).


Diyanet İşleri (eski)

(3-5) Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir


Diyanet Vakfi

(3-5) Yer dümdüz edildiği, içinde bulunanları atıp boşaldığı ve Rabbini dinleyip O'na hakkıyla itaata mecbur kılındığı vakit (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır).


Edip Yüksel

Yer dümdüz edildiği,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve Arz meddedildiği


Muhammed Esed

ve yeryüzü dümdüz hale getirildiğinde,


Mustafa İslamoğlu

ve yeryüzü uçsuz bucaksız bir düzlük haline getirildiğinde,


Seyyid Kutub

Yer uzatılarak dümdüz yapıldığı,


Süleyman Ateş

Yer uzatıl(ıp dümdüz yapıl)dığı,


Süleymaniye Vakfı

Yer uzatılınca[*] [*] “Sana dağlardan soruyorlar, de ki; Rabbim onları un ufak edip savuracak, yerlerini dümdüz, bomboş bırakacak, onda ne bir çukur ne bir tümsek göreceksin.” (Taha 20/105–107) Böylece yeryüzü uzamış ve büyümüş olacaktır.


Tefhim-ul Kuran

Yer, düzlendiği,


Yaşar Nuri Öztürk

Ve yer uzatıldığı,


وَأَلْقَتْ مَا فِيهَا وَتَخَلَّتْ

Ve elkat mâ fîhâ ve tehallet.

Bayraktar Bayraklı

(3-5) Yeryüzü dümdüz hale getirildiğinde, içindeki her şeyi dışarı atarak tamamen boşaldığında ve tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde,


Cemal Külünkoğlu

(3-5) Yer de Rabbinin emrine boyun eğerek dümdüz edildiği ve içindekileri dışa atıp boşaldığı zaman (herkes dünyada yaptığının karşılığını görecektir).


Diyanet İşleri (eski)

(3-5) Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir


Diyanet Vakfi

(3-5) Yer dümdüz edildiği, içinde bulunanları atıp boşaldığı ve Rabbini dinleyip O'na hakkıyla itaata mecbur kılındığı vakit (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır).


Edip Yüksel

İçindekileri atıp boşalttığı,


Elmalılı Hamdi Yazır

ve içindekini atıp boşaldığı


Muhammed Esed

ve içindeki her şeyi dışarı atarak tamamen boşaldığında,


Mustafa İslamoğlu

ve içindeki her şeyi atarak boşaldığında,


Seyyid Kutub

İçindekileri dışarı atıp boşaldığı,


Süleyman Ateş

İçindekileri dışarı atıp boşaldığı,


Süleymaniye Vakfı

İçindekileri atıp boşalınca,


Tefhim-ul Kuran

İçinde olanları dışa atıp boşaldığı


Yaşar Nuri Öztürk

Ve içindekini atıp boşaldığı,


وَأَذِنَتْ لِرَبِّهَا وَحُقَّتْ

Ve ezinet li rabbihâ ve hukkat.

Bayraktar Bayraklı

(3-5) Yeryüzü dümdüz hale getirildiğinde, içindeki her şeyi dışarı atarak tamamen boşaldığında ve tabiatı gereği Rabbine kulak verdiğinde,


Cemal Külünkoğlu

(3-5) Yer de Rabbinin emrine boyun eğerek dümdüz edildiği ve içindekileri dışa atıp boşaldığı zaman (herkes dünyada yaptığının karşılığını görecektir).


Diyanet İşleri (eski)

(3-5) Yer düzeltilip, içinde olanları dışarı atarak boşaldığı zaman ve yer Rabbine boyun eğdiği zaman, ki yer boyun eğecektir


Diyanet Vakfi

(3-5) Yer dümdüz edildiği, içinde bulunanları atıp boşaldığı ve Rabbini dinleyip O'na hakkıyla itaata mecbur kılındığı vakit (insanoğlu yaptıkları ile karşılaşır).


Edip Yüksel

Ve doğal yapısı gereğince Efendisine kulak verdiği zaman.


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve rabbını dinleyip haklandığı vakıt


Muhammed Esed

tabiatı gereği Rabbine boyun eğerek:


Mustafa İslamoğlu

yani Rabbine kulak verdiğinde ve sonuç alındığında...


Seyyid Kutub

Ve Rabbine yaraştığı şekilde O'na kulak verip boyun eğdiği zaman.


Süleyman Ateş

Ve kendisine yaraştığı üzere Rabbini(n buyruğunu) dinlediği zaman!


Süleymaniye Vakfı

Bunlar; Rabbini dinlediği ve görevini yaptığı onaylandığı sırada olacaktır.


Tefhim-ul Kuran

Ve 'kendi yaratılış gereğine uygun' olarak Rabbine boyun eğdiği zaman.


Yaşar Nuri Öztürk

Ve Rabbini dinleyip de hakkın belirişine araç kılındığı zaman!


يَا أَيُّهَا الْإِنسَانُ إِنَّكَ كَادِحٌ إِلَى رَبِّكَ كَدْحًا فَمُلَاقِيهِ

Yâ eyyuhâl insânu inneke kâdihun ilâ rabbike kedhan fe mulâkîhi.

Bayraktar Bayraklı

“Ey insan! Şüphesiz sen Rabbine varan yolda çabalayıp durmaktasın. Sonunda O'na kavuşacaksın.”


Cemal Külünkoğlu

Ey insan! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalayacak ve sonunda O'na mutlaka kavuşacaksın.


Diyanet İşleri (eski)

Ey insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalarsın, sonunda O'na kavuşacaksın.


Diyanet Vakfi

Ey insan! Şüphe yok ki sen Rabbine karşı çaba üstüne çaba göstermektesin; sonunda O'na varacaksın.


Edip Yüksel

Ey insan, Efendine doğru çalışıp çabalarsın ve sonunda O’nunla karşılaşırsın.


Elmalılı Hamdi Yazır

Ey o insan! Sen cidden rabbına doğru çabalar da çabalar nihâyet ona mülâkî olursun


Muhammed Esed

(öyleyse,) ey insan -sen (madem ki) zahmetli bir çaba ile Rabbine yönelmektesin- sonunda mutlaka O'na kavuşacaksın!


Mustafa İslamoğlu

Sen ey insanoğlu! Evet evet, hayat yolunda son sürat yeldirdikçe (ister istemez) Rabbine doğru yol alan sen, sonunda O'na kavuşacaksın!


Seyyid Kutub

Ey insanoğlu! Sen Rabbine kavuşuncaya kadar çalışıp çabalayacak, sonunda O'na kavuşacaksın.


Süleyman Ateş

Ey insan, sen, Rabbine varan yolda çabalayıp durmaktasın, nihâyet O'na varacaksın.


Süleymaniye Vakfı

Ey insan! Sen Rabbine giden yolda didinip durur ve nihayet onun huzuruna çıkarsın.


Tefhim-ul Kuran

Ey insan, gerçekten sen, hiç durmaksızın Rabbine doğru bir çaba harcayıp durmaktasın; sonunda O'na varacaksın.


Yaşar Nuri Öztürk

Ey insan, sen Rabbine varmak için çok didinecek, sonunda O'na kavuşacaksın!


فَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ بِيَمِينِهِ

Fe emmâ men ûtiye kitâbehu bi yemînihî.

Bayraktar Bayraklı

(7-9) Kimin kitabı sağından verilirse, kolay bir hesaba çekilecek ve sevinçle ailesine dönecektir.


Cemal Külünkoğlu

(7-9) O zaman kimin kitabı (amel defteri) sağından verilirse, O kolay bir hesaba çekilecek ve (cennetteki) yakınlarına sevinç içinde dönecektir.


Diyanet İşleri (eski)

(7-9) Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner.


Diyanet Vakfi

Kimin kitabı sağından verilirse,


Edip Yüksel

Kitabı sağ taraftan verilen,


Elmalılı Hamdi Yazır

O vakıt kitabı sağ eline verilen


Muhammed Esed

Sicili sağ eline verilecek olan kimse,


Mustafa İslamoğlu

İşte (o gün) sicili sağ eline verilen kimseye gelince:


Seyyid Kutub

O zaman kimin kitabı sağından verilirse,


Süleyman Ateş

(O zaman) Kimin Kitabı sağından verilirse:


Süleymaniye Vakfı

Kimin defteri sağından verilirse,


Tefhim-ul Kuran

Artık kimin kitabı sağ yanından verilirse,


Yaşar Nuri Öztürk

O zaman kitabı sağdan verilen,


فَسَوْفَ يُحَاسَبُ حِسَابًا يَسِيرًا

Fe sevfe yuhâsebu hısâben yesîrâ(yesîran).

Bayraktar Bayraklı

(7-9) Kimin kitabı sağından verilirse, kolay bir hesaba çekilecek ve sevinçle ailesine dönecektir.


Cemal Külünkoğlu

(7-9) O zaman kimin kitabı (amel defteri) sağından verilirse, O kolay bir hesaba çekilecek ve (cennetteki) yakınlarına sevinç içinde dönecektir.


Diyanet İşleri (eski)

(7-9) Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner.


Diyanet Vakfi

Kolay bir hesapla hesaba çekilecek;


Edip Yüksel

Kolay bir hesaba çekilecek,


Elmalılı Hamdi Yazır

Kolay bir hisab ile muhasebe olunur


Muhammed Esed

zamanı geldiğinde kolay bir hesaba çekilecektir;


Mustafa İslamoğlu

onun hesabı pek kolay görülecek


Seyyid Kutub

O kolay bir hesaba çekilecek.


Süleyman Ateş

O, kolay bir hesaba çekilecek,


Süleymaniye Vakfı

onun hesabı kolayca kapatılır,


Tefhim-ul Kuran

O, kolay bir hesap (sorgu) ile sorguya çekilecek,


Yaşar Nuri Öztürk

Kolay bir hesapla hesaba çekilecek,


وَيَنقَلِبُ إِلَى أَهْلِهِ مَسْرُورًا

Ve yenkalibu ilâ ehlihî mesrûrâ(mesrûran).

Bayraktar Bayraklı

(7-9) Kimin kitabı sağından verilirse, kolay bir hesaba çekilecek ve sevinçle ailesine dönecektir.


Cemal Külünkoğlu

(7-9) O zaman kimin kitabı (amel defteri) sağından verilirse, O kolay bir hesaba çekilecek ve (cennetteki) yakınlarına sevinç içinde dönecektir.


Diyanet İşleri (eski)

(7-9) Amel defteri kendisine sağından verilen kimse, kolay geçireceği bir hesaba çekilir ve arkadaşlarının yanına sevinçle döner.


Diyanet Vakfi

Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.


Edip Yüksel

Ve arkadaşlarına sevinç içinde dönecektir.


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve mesrur olarak ehline gider


Muhammed Esed

ve kendi görüş ve anlayışındaki insanlara sevinçle dön(ebil)ecektir.


Mustafa İslamoğlu

ve cemaati arasına sevinçli bir şekilde dönecek.


Seyyid Kutub

Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.


Süleyman Ateş

Ve sevinçli olarak âilesine dönecektir.


Süleymaniye Vakfı

eşi dostu arasına mutlu döner.


Tefhim-ul Kuran

Ve kendi yakınlarına da sevinç içinde dönmüş olacaktır.


Yaşar Nuri Öztürk

Ve sevinçli olarak ailesine dönecektir.


وَأَمَّا مَنْ أُوتِيَ كِتَابَهُ وَرَاء ظَهْرِهِ

Ve emmâ men ûtiye kitâbehu verâe zahrihî.

Bayraktar Bayraklı

(10-12) Kimin de kitabı arka tarafından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek ve alevli ateşe girecektir.


Cemal Külünkoğlu

(10-12) Fakat kime kitabı (amel defteri) arkasından verilirse, (o da) derhal yok olmayı isteyecek ve çılgın alevli cehenneme atılacaktır.


Diyanet İşleri (eski)

(10-12) Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: 'Mahvoldum' diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer.


Diyanet Vakfi

(10-13) Kimin de kitabı arkasından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek; alevli ateşe girecektir. Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal mülk sebebiyle) şımarmıştı.


Edip Yüksel

Kitabı arkasından verilen ise,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve amma kitabı «arkasından» verilen


Muhammed Esed

Sicili arkasından verilecek olan ise,


Mustafa İslamoğlu

Ve sicili bozuk çıkan kimseye gelince:


Seyyid Kutub

Kimin kitabı da sırtının arkasından verilirse.


Süleyman Ateş

Kimin Kitabı arka tarafından verilirse.


Süleymaniye Vakfı

Kimin de defteri arka tarafından verilirse,


Tefhim-ul Kuran

Kimin de kitabı ardından verilirse,


Yaşar Nuri Öztürk

Kitabı arka tarafından verilen,


فَسَوْفَ يَدْعُو ثُبُورًا

Fe sevfe yed’û subûrâ(subûran).

Bayraktar Bayraklı

(10-12) Kimin de kitabı arka tarafından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek ve alevli ateşe girecektir.


Cemal Külünkoğlu

(10-12) Fakat kime kitabı (amel defteri) arkasından verilirse, (o da) derhal yok olmayı isteyecek ve çılgın alevli cehenneme atılacaktır.


Diyanet İşleri (eski)

(10-12) Ama amel defteri kendisine arkasından verilen kimse: 'Mahvoldum' diye bağırır ve çılgın alevli cehenneme girer.


Diyanet Vakfi

(10-13) Kimin de kitabı arkasından verilirse, derhal yok olmayı isteyecek; alevli ateşe girecektir. Zira o, (dünyada) ailesi içinde (mal mülk sebebiyle) şımarmıştı.


Edip Yüksel

Yok olmayı arzulayacak,


Elmalılı Hamdi Yazır

helâk! diye çağırır


Muhammed Esed

zamanı geldiğinde tamamiyle yok olmak için yalvaracak:


Mustafa İslamoğlu

artık ısrarla yok olmak için yalvaracak,


Seyyid Kutub

O, ölümü çağıracak.


Süleyman Ateş

O, ölümü çağıracak,


Süleymaniye Vakfı

o da yok olmak için yalvarır,


Tefhim-ul Kuran

O da, helâk (yok olmay)ı çağıracak,


Yaşar Nuri Öztürk

Bir ölüm çağıracak,