Özlem Artukoğlu/Yersel

13. 03. 1977 Mardin doğumluyum ve Mardin'de yaşıyorum. Evliyim 3 tane kızım var ilkokul mezunu bir ev hanımıyım. Evliliğimin ilk yılında camide değerli bir hocamızdan tefsir dersi almaya başladım. Çocuğum olduktan sonra bu şansım kalmamıştı.Yıllarca tefsir dersi görmüş olan kızkardeşimden evde bize tefsir dersi vermesi için talepte bulundum. Bunun üzerine 10 yılı aşkın bir zaman evlerimizde tefsir dersi gördükten sonra bunun insanın hem dünya hem de âhiret hayatı için ne kadar da gerekli ve önemli olduğunu anladım.

Ramazan'da sitenin toplantı salonunda hanımlarla yaptığımız mukabeleler de  âyetler üzerinde konuşmaya tefsirini de yapmaya başladık. Bunun üzerine hanımların ısrarla bu tefsiri talep etmesi üzerine ilk tefsir dersimize başladık. Aradan birkaç ay geçmişti ki bir başka grup talepte bulunup onlara da tefsir dersi vermemi istediler artık iki gruba ders veriyordum ilk gruba haftada iki gün ikincisine haftada bir gün olmak üzere haftanın üç günü iki grubumla ders yapmaya başladım. Buna ileriki zamanlarda bir grup daha eklendi üç ayrı grubumuzla derslerimizi düzenli olarak haftanın belirli günlerinde toplantı salonumuzda yapıyorduk.

Gruplarımızda neredeyse her yaş grubundan hanımla ders işliyorduk hanımlardan bir kısmı kitap okuma alışkanlığı olmadığı için eve gittiğinde tefsire bakmıyordu bir kısmının da okuma yazması olmadığı için okuyamıyordu ders esnasında bazen sorular soruluyor bende bu esnada anlatacaklarımın bir kısmını unutuyor ve dersi bitiriyordum eve döndüğümde unuttuğum konu aklıma geliyor ve çok üzülüyordum  nasıl bunu unuturum diye,  yazı yazmayı hiç sevmediğim halde azar azar  çalıştığım tefsirlerden notlar tutmaya başladım.

Daha sonra bunların 2. derse de kalması için büyük bir defter alıp notlarımı orada almaya karar verdim ama artık notları azar azar değil de anlatacaklarımın hepsini yazmaya başladım. Bu, takdir edersiniz ki öyle kolay bir iş değildi. Bu arada en küçük kızım da dünyaya gelmişti. İlk önce sesli tefsir anlatımlarını müsvedde olarak kullandığım deftere, kaseti ileri geri sararak not alıp ardından yazılı tefsirlerin ilgili bölümlerini okuduktan sonra asıl olan deftere ilk önce ayetin meâlini en az üç meâlden yazdıktan sonra tefsirleri yazardım. Bu da bazen günün 8-9 saatini yazı yazmakla geçirmek demekti. Ben bir ev hanımı ayrıca üç çocuk annesiydim bu yüzden sorumluluklarım da vardı. Bazı geceler anca 2 saat uyku uyuyabiliyordum. Ama bu sayede o gün tefsir dersinde hangi tefsirden anlatacağım bölüm varsa hepsini yazıp derleme bir tefsir elde ettim. Bu, başta kendim için muhteşem bir kaynak oldu. Sürekli faydalandığım kaynaklar şunlardı:

1.)Seyyid Kutub=Fizilâli’l Kur’an

2.) Mevdudi=Tefhimu’l Kur’an

3.) Mustafa İslamoğlu=Hayat Kitabı Kur’an Gerekçeli Meal-Tefsir ayrıca Tefsiru’l-Kur’an Te’vilu’l-Fûrkan (dvd)

4.) Muhammed Esed=Kur’an Mesajı

5.) Diyanet Tefsiri=Kur’an Yolu Türkçe Meâl ve Tefsir

6.) Elmalılı Hamdi Yazır= Hak Dini Kur’an Dili Tefsiri

7.)Mustafa Öztürk=Kur’an-ı Kerim Meâli

8.)Hasan Elik;Muhammed Coşkun= Tevhit Mesajı Özlü Kur’an Tefsiri,

daha sonra edinip eklediklerim ise şunlar;

9.)M.Sait Şimşek=Hayat Kaynağı Kur’an Tefsiri

10.)Muhammed Ali Es-Sabuni=Safvetü’t Tefasir/Tefsirlerin Özü

11.) Musa Şimşekçakan=Sözün Gücü

12.) Mehmet Okuyan=Kısa Sûrelerin Tefsiri,

13.) Ali Küçük= Besâiru’l-Kur’an

12 yıldır yaptığım tefsir derslerinde anlatmak üzere yazdığım derleme tefsirim elimde çok güzel bir kaynak oluşturdu. Başta kendim için sonra da çocuklarıma bırakacağım bir mirasım olmuştu. Arkadaşlarımızdan bir kısmının tayininin çıkması sebebiyle yahut memleketlerine dönmesiyle bizim derslerden ayrı kalacağı için üzülüp benden bu notları talep etmesi üzerine biz de  bir site açıp  derleme tefsirimizi paylaşma kararı aldık. Böylece herkes rahatlıkla istediği âyetin tefsirine buradan ulaşacaktı. Defterlerimi bilgisayara yazabilecek dostlarımızdan bazılarına ve bir grup öğrenciye dağıtıp yazdırmaya başladık. Her bir sûrenin yazımının bitiminde tekrar ben devralıp yazım hatası varsa eksik varsa son düzenlemeyi yaptıktan sonra Allah’ın izniyle sitede yerini alacak.

 Bu arzumuzu aile dostumuz olan Hüseyin hocamız duyunca bunu seve seve kendisinin yapabileceğini söyledi. Siteyi kurduğu için Hüseyin hocama teşekkür ediyorum. Rabbim bu emeğinin karşılığını kat kat fazlasıyla versin. Salihlerin arasına katsın.

Son olarak şunları söylemeliyim ki, hayat her zaman iniş ve çıkışlarla doludur benim hayatım da inişli-çıkışlı bir hayattı, kimse boş olduğu için ya da çok rahat olduğu için kendine bu işleri meşguliyet edinmiyor ama sorumluluk bilinci insanı elinden geleni yapmaya sevkediyor. Benim de meşguliyetlerim vardı. Gönlünüzde en çok neye yer açarsanız ona yönelir ve onunla meşgul olursunuz. Bu meşguliyet çoğu zaman dünyalıklara olur ve bir bakarsınız ki ömür tükenmiş. O yüzden her zaman muhatabıma söylediğim bir söz vardır sakın ben yapamam ya da ben anlamam deme ben yaptıktan sonra sen hayda hayda yaparsın. Âhiret var bunu unutmayalım ve ömür tükenmeden Rabbimizi razı etmek için elimizden geleni yapalım.

Eğer bir hata görürseniz lütfen mail atarak bildirin.