FELAK SURESİ

Ayet Getir

قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ

Kul eûzu bi rabbil felak(felakı).

Bayraktar Bayraklı

De ki: Ben, ağaran sabahın Rabbine sığınırım.


Cemal Külünkoğlu

(1-5) De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden ve kıskandığı zaman kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!


Diyanet İşleri (eski)

(1-5) De ki: 'Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.'


Diyanet Vakfi

(1-5) De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!


Edip Yüksel

De ki: “Şafağın Rabb’ine sığınırım.”


Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: Sığınırım Rabbına o Felakın


Muhammed Esed

De ki: "Sığınırım ben yükselen şafağın Rabbine,


Mustafa İslamoğlu

(Ey muhatab!) de ki: "sığınırım ben (yokluk gecesini) yararak varlığı çıkaran sabahın Rabbine:


Seyyid Kutub

De ki; «Sığınırım ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbime.


Süleyman Ateş

De ki: Sığınırım ben, karanlığı yarıp sabahı ortaya çıkaran Rabbe;


Süleymaniye Vakfı

De ki “Sığınırım, bölerek yaratmanın[*] sahibine! [*] Felak; bölünme suretiyle yaratılan demektir. Bu, Allah’ın yaratma kuralıdır. Türkçe’de karşılığını bulamadığımız için "yarılan" diye tercüme ettik. “Taneleri ve çekirdekleri yaran (pörtleten) Allah’tır. O, ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır. İşte Allah budur. Buna rağmen yanlışa nereden sürükleniyorsunuz?” (En’âm 6/95)


Tefhim-ul Kuran

De ki: Sığınırım ben, karanlığı yarıp sabâhı ortaya çıkaran Rabbe,


Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Yarılan karanlıktan çıkan sabahın Rabbine/yarılışlardan fışkıran oluşun Rabbine sığınırım!


مِن شَرِّ مَا خَلَقَ

Min şerri mâ halak(halaka).

Bayraktar Bayraklı

(2-5) Yarattığı her şeyin şerrinden, kapladığında karanlığın şerrinden, düğümlere üfürenlerin şerrinden, haset edenin haset ettiği zamanki şerrinden.


Cemal Külünkoğlu

(1-5) De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden ve kıskandığı zaman kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!


Diyanet İşleri (eski)

(1-5) De ki: 'Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.'


Diyanet Vakfi

(1-5) De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!


Edip Yüksel

“Yarattığı şeylerin şerrinden.”


Elmalılı Hamdi Yazır

Şerrinden Mâhalakın


Muhammed Esed

O'nun yarattıklarının şerrinden,


Mustafa İslamoğlu

O'nun yarattığı her şeyin şerrinden!


Seyyid Kutub

Yarattığı şeylerin şerrinden.


Süleyman Ateş

Yarattığı şeylerin şerrinden,


Süleymaniye Vakfı

yarattığının şerrinden,


Tefhim-ul Kuran

Yarattığı şeylerin şerrinden,


Yaşar Nuri Öztürk

Yarattıklarının şerrinden,


وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ

Ve min şerri gâsikın izâ vekab(vekabe).

Bayraktar Bayraklı

(2-5) Yarattığı her şeyin şerrinden, kapladığında karanlığın şerrinden, düğümlere üfürenlerin şerrinden, haset edenin haset ettiği zamanki şerrinden.


Cemal Külünkoğlu

(1-5) De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden ve kıskandığı zaman kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!


Diyanet İşleri (eski)

(1-5) De ki: 'Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.'


Diyanet Vakfi

(1-5) De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!


Edip Yüksel

“Çöktüğü zaman karanlığın şerrinden.”


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve şerrinden bir gâsıkın daldığı zaman


Muhammed Esed

ve bastıran kapkara karanlığın şerrinden,


Mustafa İslamoğlu

Ve (aklı-iradeyi) bastırdığı zaman zehirli-zifiri bir (cehalet) karanlığının şerrinden!


Seyyid Kutub

Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden.


Süleyman Ateş

Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,


Süleymaniye Vakfı

bastırdığı zaman gecenin[*] şerrinden,


Tefhim-ul Kuran

Karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden,


Yaşar Nuri Öztürk

Çöktüğü zaman karanlığın/gelip çattığı zaman göz perdelenmesinin/tutulduğu zaman Ay'ın/battığı zaman Güneş'in/taştığı zaman şehvetin/soktuğu zaman yılanın/ümit kırdığı zaman musibetin şerrinden!


وَمِن شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ

Ve min şerrin neffâsâti fîl ukadi.

Bayraktar Bayraklı

Düğümlere üfleyip tüküren büyücü kadınların şerrinden.


Cemal Külünkoğlu

(1-5) De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden ve kıskandığı zaman kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!


Diyanet İşleri (eski)

Düğümlere üfürenlerin şerrinden,


Diyanet Vakfi

“Ve kördüğümlere (felaketlere, içinden çıkılmaz belalara) üfürenlerin (neden olanların) şerrinden.”


Edip Yüksel

“Arabozucuların, sözleşmeleri bozanların şerrinden.”


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o, ukdelere üfliyen neffasların şerrinden


Muhammed Esed

karanlık işlere düşkün tüm insanların şerrinden,


Mustafa İslamoğlu

Ve düğümlere üfleyenin şerrinden!


Seyyid Kutub

Düğümlere üfleyip tüküren büyücü kadınların şerrinden.


Süleyman Ateş

Düğümlere üfleyip tüküren büyücü kadınların şerrinden,


Süleymaniye Vakfı

ilişkilere[1*] fesat karıştıranların[2*] şerrinden, [1*] İlişkiler diye meal verdiğimiz kelime (ukad = الْعُقَدِ) dır, bağlar anlamına gelir. (Müfredat) [2*] النَّفَّاثَاتِ kelimesine النفوس النَّفَّاثَاتِ anlamı verilmiştir. نفث bir şeyin ağızdan çıkmasına denir (Mekâyîs s.1039). İlişkiler konusunda, bazı kimselerin ağzından çıkan şeylerin şerrinden Allah’a sığınılıyorsa bunlar ilişkilere fesat karıştırmaktan başkası olamaz.


Tefhim-ul Kuran

Düğümlere üfüren kadınların şerrinden,


Yaşar Nuri Öztürk

Düğümlere üfleyip tüküren üfürükçülerin şerrinden!


وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ

Ve min şerri hâsidin izâ hased(hasede).

Bayraktar Bayraklı

(2-5) Yarattığı her şeyin şerrinden, kapladığında karanlığın şerrinden, düğümlere üfürenlerin şerrinden, haset edenin haset ettiği zamanki şerrinden.


Cemal Külünkoğlu

(1-5) De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden ve kıskandığı zaman kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!


Diyanet İşleri (eski)

(1-5) De ki: 'Yaratıkların şerrinden, bastırdığı zaman karanlığın şerrinden, düğümlere nefes eden büyücülerin şerrinden, hased ettiği zaman hasedcilerin şerrinden, tan yerini ağartan Rabbe sığınırım.'


Diyanet Vakfi

(1-5) De ki: Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfürüp büyü yapan üfürükçülerin şerrinden ve kıskandığı vakit kıskanç kişinin şerrinden sabahın Rabbine sığınırım!


Edip Yüksel

“Kıskandığı vakit kıskananın şerrinden.”


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve şerrinden bir hâdisin hased ettiği zaman


Muhammed Esed

ve kıskançlık duyduğunda kıskancın şerrinden."


Mustafa İslamoğlu

Ve haset ettiğinde hasetçinin şerrinden!


Seyyid Kutub

ve hased ettiği zaman hasedcinin şerrinden.»


Süleyman Ateş

Ve hased ettiği zaman hasedcinin şerrinden.


Süleymaniye Vakfı

bir de çekememezlik ettiği zaman çekemeyenin şerrinden.”


Tefhim-ul Kuran

Ve hased ettiği zaman, hasetçinin şerrinden.


Yaşar Nuri Öztürk

Kıskandığı zaman hasetçinin şerrinden..."