FECR SURESİ


Ayet Getir
89-FECR 1. Ayet

وَالْفَجْرِ

Vel fecri.

Bayraktar Bayraklı

(1-4) Şafak vaktine, on geceye, her şeyin çiftine ve tekine, geçip giden geceye yemin olsun ki,


Edip Yüksel

Andolsun tan vaktine,


Erhan Aktaş

Fecre1 ant olsun. 1- Tan yerinin ağarma zamanı.


Muhammed Esed

Şafağı düşün


Mustafa İslamoğlu

(Karanlığı) yarıp çıkan sabah vakti şahit olsun!


Süleyman Ateş

Andolsun fecre (tan yeri ağarmasına),


Süleymaniye Vakfı

O fecir vaktine bakın,


Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun tan yerinin ağırma vaktine,


Ayetin Tefsiri

 

MEAL

1.) (KARANLIĞI) yarıp çıkan sabah vakti1 şahit olsun!2

(M.İ)

1.) Sabahın aydınlığına,

(M.Ö)

1.) “Tanyerinin ağarmasına andolsun ki;”

(A.K)

TEFSİR

Surenin bu giriş kısmındaki yemin, şeffaf, cana yakın, hoş olan ruh sahibi yaratıkları ve tabloları içermektedir. "Andolsun tanyerinin ağarmasına."

Hayatın nefesini kolayca aldığı, sevinç ve gülümsemenin yayıldığı, ılık ve sevimli bir dostluğun her yeri kapladığı o ana... Uyuyan varlık aleminin yavaş yavaş uyanmaya başladığı nefesleri ile sanki birer birer yalvardıkları karanlığın kucağından bir bir ortaya çıkarken teker teker yakardıkları o ana...

(S.KUTUB)

Rabbimiz, fecre yeminle söze başlıyor. Rabbimizin sonsuz ve sınırsız ilmini, hikmetini anlatmayı murad buyurduğu zaman, isim ve sıfatlarına yemin ettiğini, gücünü, kudretini bize göstermek istediği zaman da fiillerine ve yaratıklarına yemin ettiğini görüyoruz. Burada da yarattığı âyetlerinden birisi üzerine yemin ediyor. Dikkatler daha bir çekilsin diye, bu yeminlerden sonra anlatılacak konuları daha bir dikkatli dinleyelim diye fecre yemin ediyor.

Sabah aydınlığının ilk belirtisidir fecir. Kelime bizi farklı bir dünyaya götürüyor. Doğuda güneş doğmadan önce dikine bir kırmızılık meydana gelir ki, bu fecr-i kazib, yalancı fecirdir. Sabahın geleceğinin ilk habercisi, ilk müjdecisidir bu. Fakat henüz güneş doğmamış, henüz sabah gelmemiştir. Bundan hemen sonra tümüyle ufku kaplayan bir aydınlık başlar ki, işte bu fecr-i sâdıktır ve günün başlangıcıdır. Artık gece bitmiş ve sabah başlamıştır.

İşte Allah ona yemin ediyor. Anlayabildiğimiz kadarıyla bu fecir, zulmün, zulmetin, karanlığın ve işkencenin bitmesinin beyanıdır. Sanki bu yeminle Rabbimiz biz mü’min kullarına şöyle buyuruyor: “Ey Müslümanlar! Ey kullarım! Sakın endişe etmeyin! Sakın üzülmeyin! Eğer Benim istediğim gibi kul olursanız, eğer sadece Beni dinler, sadece Benim çektiğim yere gider, sadece Benim yolumda olursanız bilesiniz ki mutlaka fecre ulaşacaksınız. Fecre yemin olsun ki fecre ulaşacaksınız. Fecre yemin olsun ki bayrama ulaşacaksınız. Fecre yemin olsun ki zafere ve kurtuluşa ereceksiniz. Yeter ki siz Benim istediğim gibi kul olun, gerisini düşünmeyin!” Bundan sonra bakın Rabbimiz bir yemin daha yapıyor, bir yemin daha geliyor:

(A.KÜÇÜK)

“Vel-fecr” fecre yemin olsun, fecr şahit olsun, sabah vakti şahit olsun. sabahın aydınlığı şahit olsun. İnsanlığın ilk sabahı şahit olsun. Yokluk gecesinin arkasından beliren varlık sabahı şahit olsun. Farklı farklı manalar verebiliriz.

 

Fecr aslında fışkırıp çıkmak, ortaya gelmek, meydana çıkmak, gizlendiği yerden hızla çıkmak manasına gelir. İnficar mesela aynı kökten gelir. Bir suyun, bir artezyenin fışkırarak çıkmasına inficar denir. Yine günaha fücur denir. Çünkü günah yoldan çıkmaktır. Hem de bir okun yaydan çıktığı gibi hızlıca çıkmak. Hatırlayacak olanlarımız vardır, cahiliye döneminde Mekke’deki kabilelerin birbirleriyle yaptığı 100 yıl süren anlamsız savaşa da ficar savaşları adı verilirdi. El Fecr ile aynı köktendir. Neden ficar savaşı adı verilmiştir? Çünkü onlar bu savaşlar sırasında haram ayları dinlememişler, insanın hürmetine riayet etmemişler, dokunulmazlığını ve saygınlığını 5 paralık etmişler insanın. Dolayısıyla ficar savaşı, yani günahın, hürmetsizliğin, Hakka riayetsizliğin bol bol işlendiği savaş manasına ficar savaşları denilmiştir.

 

Burada insanlığın ilk sabahı olabilir. Veyahut da vahiy ile ilişkilendireceksek ki mümkindir. Özellikle sûre başlarında yeminler vahye doğrudan ya da dolaylı bir atıf içerirler genellikle, galibiyetle, ya da ekseriyetle. Biz fecr sûresinin girişini de böyle okursak eğer, cahiliye gecesini aydınlatan, cahiliye gecesinin bittiğini haber veren sabah şahit olsun.

 

1 Zımnen,- "Yokluk karanlığını yarıp çıkan varlık sabahı"; ya da "cahiliyye karanlığını yarıp çıkan vahyin nurlu sabahı"; veya "bütün sabahlar". F-c-r kökü "yarıp çıkmak" mânasına gelir. Hayır olanı fecr, şer olanı fucr ile ifade edilir. Geceyi yardığı için sabaha ve toprağı yarıp çıktığı için artezyene fecr denir. İnsan kişiliğini yarıp parçaladığı için günaha fucur, haram ayın hürmetini yarıp kırdığı için Cahiliyye savaşlarına ficâr denilmiştir.

2 Kasem vavı ile ilgili bir not için bkz. 5/Duhâ: 1.

(M.İSLAMOĞLU)