DUHÂ SURESİ

Ayet Getir

وَالضُّحَى

Ved duhâ.

Bayraktar Bayraklı

(1-2) Kuşluk vaktine ve sakinleşen geceye yemin olsun ki,


Cemal Külünkoğlu

(1-3) Kuşluk vaktine ve karanlığı çöktüğü zaman geceye andolsun ki, Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı.


Diyanet İşleri (eski)

Kuşluk vaktine and olsun;


Diyanet Vakfi

(1-3) Kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye yemin ederim ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.


Edip Yüksel

Andolsun kuşluk vaktine,


Elmalılı Hamdi Yazır

O duhâya


Muhammed Esed

Aydınlık sabahı düşün,


Mustafa İslamoğlu

Sabahın berrak aydınlığını temsil eden kuşluk vakti şahit olsun,


Seyyid Kutub

Kuşluk vaktine andolusun.


Süleyman Ateş

Kuşluk vaktine andolsun,


Süleymaniye Vakfı

Duhâyı iyi düşün.


Tefhim-ul Kuran

Kuşluk vaktine andolsun.


Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun kuşluk vaktine,


وَاللَّيْلِ إِذَا سَجَى

Vel leyli izâ secâ.

Bayraktar Bayraklı

(1-2) Kuşluk vaktine ve sakinleşen geceye yemin olsun ki,


Cemal Külünkoğlu

(1-3) Kuşluk vaktine ve karanlığı çöktüğü zaman geceye andolsun ki, Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı.


Diyanet İşleri (eski)

Sükun erdiği zaman geceye and olsun ki,


Diyanet Vakfi

(1-3) Kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye yemin ederim ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.


Edip Yüksel

Ve dingin olduğu zaman geceye,


Elmalılı Hamdi Yazır

Ve dindiği zaman o geceye kasem olsun ki


Muhammed Esed

ve durgun, karanlık geceyi.


Mustafa İslamoğlu

karanlığın dibini bulup sakinleşen gece şahit olsun


Seyyid Kutub

Durgunlaşan geceye andolsun ki,


Süleyman Ateş

Sâkinleşen geceye andolsun ki,


Süleymaniye Vakfı

Durgunlaştığı zaman geceye iyi düşün,


Tefhim-ul Kuran

'Karanlığı iyice çöktüğü' zaman geceye,


Yaşar Nuri Öztürk

Gelip oturduğu vakit geceye ki,


مَا وَدَّعَكَ رَبُّكَ وَمَا قَلَى

Mâ veddeake rabbuke ve mâ kalâ.

Bayraktar Bayraklı

Rabbin seni terketmedi ve sana darılmadı.


Cemal Külünkoğlu

(1-3) Kuşluk vaktine ve karanlığı çöktüğü zaman geceye andolsun ki, Rabbin seni terk etmedi ve sana darılmadı.


Diyanet İşleri (eski)

Rabbin seni ne bıraktı ve ne de sana darıldı.


Diyanet Vakfi

(1-3) Kuşluk vaktine ve sükûna erdiğinde geceye yemin ederim ki Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı.


Edip Yüksel

Efendin seni ne bıraktı ne de sana darıldı.


Elmalılı Hamdi Yazır

veda' etmedi rabbın sana ve darılmadı


Muhammed Esed

Rabbin seni ne unuttu ne de darıldı:


Mustafa İslamoğlu

ki; Rabbin seni ne terk etti, ne de darıldı.


Seyyid Kutub

Rabbin seni bırakmadı ve sana darılmadı,


Süleyman Ateş

Rabbin, seni bırakmadı ve sana darılmadı.


Süleymaniye Vakfı

Rabbin seni ne bıraktı, ne de senden soğudu[*]. [*] Mekayis’l-luğa’da (s.857) kelimenin kökü olan القِلَى'ın “bir şeyden soğumak ve uzaklaşmak” (تجافٍ عن الشّيء وذَهابٌ عنه) anlamına geldiği ifade edilir.


Tefhim-ul Kuran

Rabbin seni terketmedi ve darılmadı da.


Yaşar Nuri Öztürk

Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.


وَلَلْآخِرَةُ خَيْرٌ لَّكَ مِنَ الْأُولَى

Ve lel âhıratu hayrun leke minel ûlâ.

Bayraktar Bayraklı

Gerçekten işin sonu senin için başından daha iyi olacaktır.


Cemal Külünkoğlu

(4-5) Muhakkak ki (bundan sonraki hayat), senin için, evvelkinden (hayatının ilk bölümünden/peygamberliğin ilk yıllarından) daha hayırlı (olacak)tır. Ve yakında Rabbin sana (istediklerini) verecek ve sen de hoşnut olacaksın.


Diyanet İşleri (eski)

Doğrusu ahiret senin için dünyadan daha hayırlıdır.


Diyanet Vakfi

Gerçekten senin için ahiret dünyadan daha hayırlıdır.


Edip Yüksel

Senin için son baştan daha iyidir.


Elmalılı Hamdi Yazır

ve her halde sonu senin için önünden daha hayırlı


Muhammed Esed

öteki dünya senin için (hayatının) bu ilk bölümünden mutlaka daha iyi olacak!


Mustafa İslamoğlu

Kaldı ki, sonrası senin için öncesinden daha hayırlı olacaktır;


Seyyid Kutub

Andolsun senin için ahiret dünyadan daha hayırlıdır,


Süleyman Ateş

Senin sonun, ilkinden iyi olacaktır.


Süleymaniye Vakfı

Senin için ilerisi, şimdikinden elbette iyi olacaktır.


Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz senin için son olan, ilk olandan (ahiret dünyadan) daha hayırlıdır.


Yaşar Nuri Öztürk

Sonrası, senin için öncesinden elbette ki daha mutlu ve kutlu olacaktır.


وَلَسَوْفَ يُعْطِيكَ رَبُّكَ فَتَرْضَى

Ve le sevfe yu’tîke rabbuke fe terdâ.

Bayraktar Bayraklı

Gelecekte Rabbin sana verecek ve sen hoşnut olacaksın.


Cemal Külünkoğlu

(4-5) Muhakkak ki (bundan sonraki hayat), senin için, evvelkinden (hayatının ilk bölümünden/peygamberliğin ilk yıllarından) daha hayırlı (olacak)tır. Ve yakında Rabbin sana (istediklerini) verecek ve sen de hoşnut olacaksın.


Diyanet İşleri (eski)

Rabbin şüphesiz sana verecek ve sen de hoşnut olacaksın.


Diyanet Vakfi

Pek yakında Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın.


Edip Yüksel

Efendin yakında sana verecek ve sen de beğeneceksin.


Elmalılı Hamdi Yazır

ve ileride rabbın sana atâ edecek öyle atâ edecek ki rızaya ereceksin


Muhammed Esed

Ve zamanı geldiğinde Rabbin sana (kalbinden geçeni) bağışlayacak ve seni hoşnut kılacak.


Mustafa İslamoğlu

ve zamanı gelince Rabbin sana bahşedecek, sen de (bundan) hoşnut ve memnun olacaksın.


Seyyid Kutub

Rabbin sana verecek ve sen razı olacaksın.


Süleyman Ateş

Rabbin, sana verecek ve sen râzı olacaksın.


Süleymaniye Vakfı

Rabbin ilerisinde sana verecek ve memnun kalacaksın.


Tefhim-ul Kuran

Elbette Rabbin sana verecek, böylece sen hoşnut kalacaksın.


Yaşar Nuri Öztürk

Rabbin sana verecek de sen hoşnut olacaksın!


أَلَمْ يَجِدْكَ يَتِيمًا فَآوَى

E lem yecidke yetîmen fe âvâ.

Bayraktar Bayraklı

O, seni yetim bulup barındırmadı mı?


Cemal Külünkoğlu

O (Rabbin) sen bir yetim iken, (seni) barındırmadı mı?


Diyanet İşleri (eski)

Seni öksüz bulup da barındırmadı mı?


Diyanet Vakfi

O, seni yetim bulup barındırmadı mı?


Edip Yüksel

Seni bir öksüz olarak bulup barındırmadık mı?


Elmalılı Hamdi Yazır

O seni bir yetîm iken barındırmadı mı?


Muhammed Esed

O seni yetim olarak bulup bir sığınak vermedi mi?


Mustafa İslamoğlu

O seni bir yetim olarak bulup sığınak olmadı mı?


Seyyid Kutub

O seni yetim bulup barındırmadı mı?


Süleyman Ateş

O, seni yetim bulup barındırmadı mı?


Süleymaniye Vakfı

Rabbin seni yetim görüp barındırdı, değil mi[*]? [*] İstifhamın takriri olması ve sonraki âyetlerin mealleriyle uyum sağlaması sebebiyle bu meal verilmiştir


Tefhim-ul Kuran

Bir yetim iken, seni bulup da barındırmadı mı?


Yaşar Nuri Öztürk

O seni bir yetim olarak bulup da barınağa kavuşturmadı mı?


وَوَجَدَكَ ضَالًّا فَهَدَى

Ve vecedeke dâllen fe hedâ.

Bayraktar Bayraklı

Şaşkın halde bulup da yol göstermedi mi?


Cemal Külünkoğlu

Seni yol bilmez iken, doğru yola yöneltip iletmedi mi?


Diyanet İşleri (eski)

Seni şaşırmış bulup, doğru yola eriştirmedi mi?


Diyanet Vakfi

Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?


Edip Yüksel

Seni yolunu şaşırmış olarak bulup doğruya iletmedik mi?


Elmalılı Hamdi Yazır

ve seni yol bilmez iken yola koymadı mı?


Muhammed Esed

Ve yolunu kaybetmiş görüp seni doğru yola ulaştırmadı mı?


Mustafa İslamoğlu

Yine O seni yolunu kaybetmiş bulup doğru yola yöneltmişti.


Seyyid Kutub

Şaşırmış bulup da yol göstermedi mi?


Süleyman Ateş

Seni şaşırmış bulup yola iletmedi mi?


Süleymaniye Vakfı

Seni şaşkın[*] görüp yol gösterdi. [*] Toplumdaki yanlış tutum ve davranışları görüyor fakat ne yapacağını bilemiyordu.


Tefhim-ul Kuran

Ve seni yol bilmez iken, doğru yola yöneltip iletmedi mi?


Yaşar Nuri Öztürk

Seni şaşırmış olarak bulup da kılavuzluğunu üstlenmedi mi?


وَوَجَدَكَ عَائِلًا فَأَغْنَى

Ve vecedeke âilen fe agnâ.

Bayraktar Bayraklı

Seni fakir bulup, zengin etmedi mi?


Cemal Külünkoğlu

Seni ihtiyaç içinde bulup da refah seviyeni yükseltmedi mi?


Diyanet İşleri (eski)

Seni fakir bulup zenginleştirmedi mi?


Diyanet Vakfi

Seni fakir bulup zengin etmedi mi?


Edip Yüksel

Seni fakir bulup zengin etmedik mi?


Elmalılı Hamdi Yazır

ve seni bir yoksul iken zengin etmedi mi?


Muhammed Esed

İhtiyaç içinde bulup seni tatmin etmedi mi?


Mustafa İslamoğlu

Seni muhtaç bir halde bulup, muhannete muhtaç olmaktan ve mala tamahtan müstağni kılmıştı.


Seyyid Kutub

Fakir iken seni zengin etmedi mi?


Süleyman Ateş

Seni fakir bulup zengin etmedi mi?


Süleymaniye Vakfı

Seni muhtaç görüp varlıklı kıldı.


Tefhim-ul Kuran

Bir yoksul iken seni bulup da zengin etmedi mi?


Yaşar Nuri Öztürk

Seni aile geçindirme zorluğu içinde bulup da zengin etmedi mi?


فَأَمَّا الْيَتِيمَ فَلَا تَقْهَرْ

Fe emmâl yetîme fe lâ takher.

Bayraktar Bayraklı

Öyleyse sakın yetimi ezme!


Cemal Külünkoğlu

Öyleyse yetime haksızlık yapma!


Diyanet İşleri (eski)

Öyleyse sakın öksüze kötü muamele etme;


Diyanet Vakfi

Öyleyse yetimi sakın ezme.


Edip Yüksel

Öyleyse, öksüzü yüzüstü bırakma.


Elmalılı Hamdi Yazır

Öyle ise amma yetîme kahretme


Muhammed Esed

Öyleyse yetime haksızlık yapma,


Mustafa İslamoğlu

Dolayısıyla, asla yetime otoriter davranma (surat asma)


Seyyid Kutub

Yetime gelince sakın onu üzme,


Süleyman Ateş

Öyleyse sakın öksüzü ezme,


Süleymaniye Vakfı

Öyleyse sakın yetimi ezme.


Tefhim-ul Kuran

Öyleyse, sakın yetimi üzüp kahretme.


Yaşar Nuri Öztürk

O halde, yetimi örseleme,


وَأَمَّا السَّائِلَ فَلَا تَنْهَرْ

Ve emmâs sâile fe lâ tenher.

Bayraktar Bayraklı

Dilenciyi de azarlama!


Cemal Külünkoğlu

Yardım isteyeni asla azarlama!


Diyanet İşleri (eski)

Ve sakın bir şey isteyeni azarlama;


Diyanet Vakfi

El açıp isteyeni de sakın azarlama.


Edip Yüksel

Dilenciyi de azarlama.


Elmalılı Hamdi Yazır

ve amma sâili azarlama


Muhammed Esed

yardım isteyeni asla geri çevirme,


Mustafa İslamoğlu

Her durumda yardım isteyeni azarlama!


Seyyid Kutub

Yoksula gelince sakın onu azarlama,


Süleyman Ateş

Dilenciyi azarlama.


Süleymaniye Vakfı

İsteyene ve sorana karşı ilgisiz kalma[*]. [*] نهر , açma veya açılma (تفتُّح شيءٍ أو فتحِه) anlamına gelir.” (Mekayis’l-luğa s.1000) Biriyle arayı açmak ve mesafe koymak, ona ilgisiz davranmaktır. Peygamberimiz, İbn Ümmi Mektûm’a ilgisiz kaldığı için azarlanmıştı. Bkz. Abese 1.


Tefhim-ul Kuran

İsteyip dileneni de azarlayıp çıkışma.


Yaşar Nuri Öztürk

Yoksulu/dilenciyi azarlama!


وَأَمَّا بِنِعْمَةِ رَبِّكَ فَحَدِّثْ

Ve emmâ bi ni’meti rabbike fe haddis.

Bayraktar Bayraklı

Rabbinin nimetini an!


Cemal Külünkoğlu

Rabbinin nimetlerini durmadan anlat!


Diyanet İşleri (eski)

Yalnızca Rabbinin nimetini anlat.


Diyanet Vakfi

Ve Rabbinin nimetini minnet ve şükranla an.


Edip Yüksel

Ve Efendinin sana yaptığı iyilikleri de anlat.


Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat rabbının ni'metini anlat da anlat.


Muhammed Esed

ve (her zaman) Rabbini(n) nimetlerini an.


Mustafa İslamoğlu

ve her zaman Rabbinin (sonsuz) nimetini dilinden düşürme!


Seyyid Kutub

Yalnızca Rabbinin nimetini anlat.


Süleyman Ateş

Ve Rabbinin ni'metini anlat.


Süleymaniye Vakfı

Rabbinin nimetini de hep anlat.


Tefhim-ul Kuran

Rabbinin nimetini durmaksızın anlat.


Yaşar Nuri Öztürk

Ve Rabbinin nimetini söz ve fiillerinle dile getir!