ALAK SURESİ


Ayet Getir
96-ALAK 4. Ayet

الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ

Ellezî alleme bil kalem(kalemi).

Bayraktar Bayraklı

O, insana kalemi kullanmayı öğretendir.


Edip Yüksel

Kalem yoluyla öğretir.


Erhan Aktaş

Kalemle öğretendir.


Muhammed Esed

(insana) kalemi kullanmayı öğretendir,


Mustafa İslamoğlu

O insana (bilgiyi) kalemle (kaydetmeyi) öğretti.


Süleyman Ateş

O ki kalemle (yazmayı) öğretti.


Süleymaniye Vakfı

O, kalemle öğretmiştir


Yaşar Nuri Öztürk

O'dur kalemle öğreten!


Ayetin Tefsiri

MEAL
4.) O insana (bilgiyi) kalemle (kaydetmeyi) öğretti,5
(M.İ)
4.) O, insana kalemle yazma kabiliyeti vermiş,
(M.Ö)
4.) “O kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediğini bilmediği şeyleri
öğretti.”
(A.K)

TEFSİR

Yani, hakir bir başlangıçtan sonra insana ilim vererek onu mahlukatın en yüksek seviyesine çıkarması, Allah'ın en büyük lütfudur. Sadece ilim değil, kalem kullanmayı da öğreterek, sahip olduğu ilmi büyük çapta yaymasını, bu yolla ilerlemesini ve sonraki nesiller için muhafaza etmesini de sağlamıştır. Eğer Allah, ilham yoluyla insana kalem ve kitabın ilmini vermeseydi, o zaman insanın ilmi yetenekleri yayılmazdı. Gelecek nesillere ulaşamazdı. Böylece ilerleme mümkün olmazdı.
(MEVDUDİ)

“O kalemle yazmayı öğretti. İnsana bilmediğini bilmediği şeyleri öğretti.” Kalemle yazmayı öğretti Rabbimiz. Bu, Rabbimizin kullarına lütfettiği beyân gücünün yanında, kalemle yazma lütfuydu. Rahmân sûresinde de Rabbimiz insana beyân gücünü verdiğini şöyle anlatıyordu:
(A.KÜÇÜK)

“Ellezî 'âlleme bil-kâlem” O ki kalemle öğretti. Talime geldik, Allah’ın öğretmesine geldik. Dikkat buyurun öğretme Allah’a atfedilir Kur’an’da. Er Rahmân. (Rahman/1) O sonsuz rahmet sahibi olan Rahman var ya; Allemel Kur'ân. (Rahman/2) Kur’an’ı O öğretti. Halekal İnsân. (Rahman/3) insanı O yarattı. Allemehül beyân. (Rahman/4) insana kendini ifade etmeyi, yeteneğini O verdi. İnsana beyanı talim etti, öğretti.
Yine Bakara suresinin başında ki Adem’in halife seçilmesi, atanması ayetlerini hatırlayalım; Ve-âlleme âdeme’l-esmê’e kûllehê..” Adem’e isimlerin tamamını öğretti “sûmme ârâdâhûm âle’l-melê’ike” sonra onları meleklere arz etti “fekâle enbi-ûnî bi-esmâ’î hêûlê’i in-kûntûm sâdikîn” (Bakara/31) eğer sözünüzün arkasında duruyorsanız şunların isimlerini bana söyleyin dedi. İşte Ta’limû’l-esmâ nedir? Eşyaya isim verme yeteneğinin verilmiş olması insana. İbn. Cinni’nin güzel, isabetli teşhisi ile konuşursak. Yani insanın eşyaya isim verebilme yeteneği. Meleklerin bu yeteneği yok, ama insanın var.  Onun için melekler insana secde etti yani itaat etti.
Peki insana bu yeteneği insan mı yarattı (Haşa) insan mı icat etti. İnsanın bilgisi ‘Ibdai bilgi değildir verilmiş bilgidir. İnsanın bilgisi kendi yarattığı sonradan yoktan var ettiği bilgi değildir, Allah tarafından verilmiş bilgidir. Dolayısıyla Kur’an da insanın bilgisine atıf yapılan yerlerde Talimullah; Allah’ın insana öğretmesi geçer burada olduğu gibi insana öğretmiştir.
Ama ilginçtir değil mi. bilginin sana değil Allah’a nispet ediliyor fakat enbiûni, inba ise Adem’e atfediliyor, Adem’e nispet ediliyor. inba, haber verme, bilgi verme Allah’a, haber verme insana. Allah’ın bilgi verdiği, o bilgiyle haber verir de onun için. Yani ey insan Allah bildirmeseydi sen kendiliğinden asla bilemezdin, bilmeni Allah’a borçlusun. Çünkü bilme yeteneğini sana vermeseydi bilemezdin. Akıl vermeseydi bilemezdin. İşte burada ki ıkra, aslında sana verdiğim akıl nimetini kullan ve varlığı bir kitap bil. Her gördüğün şeyi, her aklına gelen şeyi bir kitap okur gibi oku ve hakikati illet ve gayesini bul demektir.
“Ellezî 'âlleme bi’l-kâlem” kalemle öğretti. Kalem burada aslında yazı araçlarını ifade eder. Oradaki “B” isak içindir, yani yazı araçlarına delalet eder, yazıyı öğrendiğimiz, hatta bilgi araçlarına delalet eder. Bilginin öğretilme araçlarının tamamını kapsar bu kalem. Yani sadece Allah size öğrenmeyi öğretmedi, öğrenmeyi nasıl, hangi araçlarla yapacağınızı da öğretti manasına gelir.
5 Kalem bir semboldür. Hem bilginin kayıt altına alınmasını, hem de öğrenme araçlarını simgeler. Daha ilk inen vahiyle "sözlü kültürden yazılı kültüre geç" işaretini alan Nebi, mesajı aldığını vahyi yazdırarak ortaya koyacaktır. Kalem yazıyı temsil eder. Yazı ise bilgiyi kayda alıp, bu kayda kalemi, kağıdı, eli, zamanı, mekânı, okuyan ve okuyacak her insanı şahit tutmaktır. Söz uçucu yazı kalıcıdır. Onun için demişlerdir ki; ilim avlamak, yazı ise avı bağlamaktır.
(M.İSLAMOĞLU)