ALAK SURESİ


Ayet Getir
96-ALAK 3. Ayet

اقْرَأْ وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ

Ikra’ ve rabbukel ekrem(ekremu).

Bayraktar Bayraklı

Oku; çünkü Rabbin sonsuz kerem sahibidir.


Edip Yüksel

Oku, Efendin En Cömert/Yüce olandır.


Erhan Aktaş

Duyur, senin Rabb’in en büyük kerem1 sahibidir. 1- En cömert, en şerefli, en saygın.


Muhammed Esed

Oku, çünkü Rabbin Sonsuz Kerem Sahibidir,


Mustafa İslamoğlu

Oku! Zira Rabbin sonsuz kerem sahibidir;


Süleyman Ateş

Oku, Rabbin en büyük kerem sâhibidir.


Süleymaniye Vakfı

Oku. Rabbin sonsuz ikram sahibidir.


Yaşar Nuri Öztürk

Oku! Rabbin Ekrem'dir/en büyük cömertliğin sahibidir.


Ayetin Tefsiri

MEAL

3.) Oku! Zira Rabbin sonsuz kerem sahibidir;4
(M.İ)
3.) [Ey Peygamber!] Bu ayetleri duyur, anlat! [Bil ki] rabbin büyük lütuf sahibidir.
(M.Ö)
3.) “Oku! Rabbin en büyük kerem sahibidir.”
(A.K)
3.) Evet, artık bu ilâhî vahyi insanlara tebliğ et! Zira bu vahiy, her şeyin yaratıcısı olan rabbinin bit ikramı ve lutfudur. Bundan böyle O, sana vahyedecek ve seni ilâhî vahyin ilmiyle donatacaktır.
(H,E;M,C)

TEFSİR

Rabbin en büyük ikram sahibidir. Dikkat ederseniz Rabbimiz önce bir oku dedi, sonra şimdi bir daha oku dedi. Bu ikincisi te’kiddir. Yani oku, bir daha oku, tekrar tekrar oku, sürekli oku demektir.
Ya da birinci oku emri kendin oku, kendine oku, kendin için oku demektir. Bu ikincisi de başkalarına oku demektir. Kendine okuduğunu, kendine duyurduğunu bir de başkalarına oku, başkalarına duyur demektir.
Veya birinci “İkra” metluv âyetleri okuma, ikincisi de meşhud âyetleri okuma emridir. Biliyoruz ki birisi metluv, yani okunan, kulağa hitap eden işitsel âyetler, yani şu elimizdeki kitabın âyetleri, ötekisi de meşhûd, müşahede edilen âyetlerdir. İşte birinci emir şu kitabın âyetlerini okuma emridir, ikincisi de öteki âyetleri okuma emridir.
“Oku! Rabbin ikram sahibidir.” Oku, Rabbin Kerimdir, Rabbin kerem sahibidir. Rabbin ikram sahibidir. Çok büyük ikramlarda bulundu Rabbin sana karşı. Tüm ikramlar O’ndandır. İşte en büyük ikramlarından birisi:
(A.KÜÇÜK)

Îkrâ'; OKU. Te’kit bu, yani insanı sevgiden yarattı Allah, madem ilgiden yarattı, madem kendisi ile ilgi kursun, alaka kursun diye yarattı. Yani ilgi duydu Allah insana ki Allah kelimesinin tüm kombinezonları sevgi manasına gelir. E le he, le ve he, ve le he, ve he le, he le ve, le ve he ne kadar kombinezon varsa hepsinin son anlamı sevgidir. Onun içinde Allah sevgisinden yarattı. O zaman OKU. Yani adeta Allah insan ilişkisinden dolayı OKU. OKU mak içinde eşya, parçalar arasındaki ilişkiyi bul. Ka-ra-e de; yan yana getirip ilişki kur manasına gelir zaten. Ka-ra-ne kökünden de türediğini söyleyenler olmuş, hangi kökten türerse türesin mana aynıdır. Yan yana getirdi dizdi, yani anlamsız harfleri yan yana dizerek anlamlı kelime oluşturdu.
Hadise budur, onun için Allah ilgi kurmanı istiyor ey insanoğlu, seni ilgiden yarattı, sevgiden yarattı, sen de o zaman ıkra, ıcma; sen de ilişki kur, parçalar arasında ki ilişkiyi keşfet ve bütünü anla. Allah’ın seni neden var ettiği üzerinde dur.
“ve-Rabbûke’l-Ekrem” değil mi ki rabbin ikram sahibidir ve senin rabbin en kerîm olandır, ikramı sonsuz olandır. Evet, ekram ile geldi. Burada kemal sıfatına geldi. Daha önce fiil sıfatları ile gidiyordu, Allah’ın ef’aliyle. Halaka Allah’ın ef’alindendir fiillerindendir. Ama El Ekram Allah’ın kemal ismidir. Yani en çok ikram eden. Aslında kerîm türünün en seçkin olanına denir.
İnsan da kerîmdir biliyor musunuz? Neden? Türünün en seçkini olduğu için. Fakat asıl insanın kerameti Allah’tan kaynaklanır. “Yê eyyûhel-İnsênû mê ğarreke bi-Râbbikel-kerîm” (İnfitar/6) ey insanoğlu bu kadar cömert olan rabbine karşı seni böyle gururlandıran ne? “Ellezî ğâlekâke” ki seni, O yarattı. “Fesevvêke” sana yaratılış amacını O yükledi, tefsiye etti fe'âdelek (İnfitâr7) seni dengeli, bir biçimde yarattı. Duygu-düşünce, ceset-ruh, madde-mana, dünya-ahiret. Bak dengesizlik var mı? “Fî eyyi sûretin mê şêe râkkebek. (İnfitâr/8) ve seni dilediği surette terkip etti ey insan. O zaman bu kadar cömert olan rabbine karşı niye küstahsın diyor.
Onun için Kur’an kerim diyoruz bakınız, Kur’an’ın kendisine verdiği sıfattır bu. İnnehû le-Kur'ênûn Kerîm. (Vakıa/77). Neden? Türünün en iyisidir de onun için. Cebrail için Kerîm sıfatı kullanılıyor. Neden? Türünün en iyisidir. Allah resulü için, yani rasulün keriym. İnsan da kerimdir. “Ve-lekâd kerrâmnê benî âdem..” (İsra/70) çünkü türünün en iyisidir, canlılar türünün en iyisidir. Onun için Allah ikram ettiği için böyle oldu. “Rabbüke’l-Ekrem”
4 el-Ekrem: "Herhangi bir karşılık almadan ve beklemeden sınırsızca veren". Zımnen: İnsan Allah'a borçlu olarak doğar, bu yüzden dîn "borçluluk bilinci "dir. Bu âyete kadar Rab, “ellezî ğâlâkâ ellezî âlleme” gibi eylem sıfatlarından sonra, Ekrem ile kemal sıfatlarına geçti. Öncesiyle birlikte: Yoktan var eden de O, var ettikten sonra aşama aşama kemale ulaştıran da...
(M.İSLAMOĞLU)