ALAK SURESİ

Ayet Getir

اقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذِي خَلَقَ

Ikra’ bismi rabbikellezî halak(halaka).

Bayraktar Bayraklı

Yaratan Rabbinin adı ile oku!


Cemal Külünkoğlu

Yaratan Rabbinin adıyla oku.


Diyanet İşleri (eski)

Yaratan Rabbinin adıyla oku!


Diyanet Vakfi

(1-2) Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.


Edip Yüksel

Yaratan Efendinin ismiyle oku.


Elmalılı Hamdi Yazır

Oku ismiyle o rabbının ki yarattı


Muhammed Esed

Oku yaratan Rabbin adına,


Mustafa İslamoğlu

Oku yaratan Rabbin adına;


Seyyid Kutub

Yaratan Rabbinin adıyla oku.


Süleyman Ateş

Yaratan Rabbinin adıyle oku.


Süleymaniye Vakfı

Rabbinin adıyla oku; yaratan odur.


Tefhim-ul Kuran

Oku Rabb'inin ismiyle ki sizi O yarattı.


Yaşar Nuri Öztürk

Yaratan Rabbinin adıyla oku/çağır!


خَلَقَ الْإِنسَانَ مِنْ عَلَقٍ

Halakal insâne min alak(alakın).

Bayraktar Bayraklı

O, insanı bir yapışkan döllenmiş yumurta hücresinden yarattı.


Cemal Külünkoğlu

O, insanı bir kan pıhtısından/embriyodan yarattı.


Diyanet İşleri (eski)

O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak'tan) yarattı.


Diyanet Vakfi

(1-2) Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı bir aşılanmış yumurtadan yarattı.


Edip Yüksel

O, insanı bir embriyodan yarattı.


Elmalılı Hamdi Yazır

İnsanı bir alaktan yarattı


Muhammed Esed

insanı bir yumurta hücresinden yaratan!


Mustafa İslamoğlu

O insanı sevgi ve alakadan yarattı.


Seyyid Kutub

O, insanı bir kan pıhtısından yarattı.


Süleyman Ateş

O, insanı alaktan (embriyodan) yarattı.


Süleymaniye Vakfı

O insanı alaktan[*] yaratmıştır. [*] Döllendikten sonra rahim cidarına yapışan yumurtadan.


Tefhim-ul Kuran

O, insanı bir alak'tan yarattı.


Yaşar Nuri Öztürk

İnsanı, embriyodan/ilişip yapışan bir sudan/sevgi ve ilgiden/husûmetten yarattı.


اقْرَأْ وَرَبُّكَ الْأَكْرَمُ

Ikra’ ve rabbukel ekrem(ekremu).

Bayraktar Bayraklı

Oku; çünkü Rabbin sonsuz kerem sahibidir.


Cemal Külünkoğlu

Oku! Senin Rabbin en cömert olandır.


Diyanet İşleri (eski)

(3-5) Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.


Diyanet Vakfi

(3-5) Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.


Edip Yüksel

Oku, Efendin En Cömert/Yüce olandır.


Elmalılı Hamdi Yazır

Oku, o keremine nihayet olmıyan rabbındır


Muhammed Esed

Oku, çünkü Rabbin Sonsuz Kerem Sahibidir,


Mustafa İslamoğlu

Oku! Zira Rabbin sonsuz kerem sahibidir;


Seyyid Kutub

Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir.


Süleyman Ateş

Oku, Rabbin en büyük kerem sâhibidir.


Süleymaniye Vakfı

Oku. Rabbin sonsuz ikram sahibidir.


Tefhim-ul Kuran

Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir;


Yaşar Nuri Öztürk

Oku! Rabbin Ekrem'dir/en büyük cömertliğin sahibidir.


الَّذِي عَلَّمَ بِالْقَلَمِ

Ellezî alleme bil kalem(kalemi).

Bayraktar Bayraklı

O, insana kalemi kullanmayı öğretendir.


Cemal Külünkoğlu

O, insana kalemle yazmayı öğretti.


Diyanet İşleri (eski)

(3-5) Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.


Diyanet Vakfi

(3-5) Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.


Edip Yüksel

Kalem yoluyla öğretir.


Elmalılı Hamdi Yazır

Kalem ile öğreten de


Muhammed Esed

(insana) kalemi kullanmayı öğretendir,


Mustafa İslamoğlu

O insana (bilgiyi) kalemle (kaydetmeyi) öğretti.


Seyyid Kutub

O, insana kalemle yazmayı öğretti.


Süleyman Ateş

O ki kalemle (yazmayı) öğretti.


Süleymaniye Vakfı

O, kalemle öğretmiştir


Tefhim-ul Kuran

Ki O, kalemle (yazmayı) öğretendir.


Yaşar Nuri Öztürk

O'dur kalemle öğreten!


عَلَّمَ الْإِنسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْ

Allemel insâne mâ lem ya’lem.

Bayraktar Bayraklı

İnsana bilmediğini öğretti.


Cemal Külünkoğlu

İnsana bilmediği şeyleri bildirdi.


Diyanet İşleri (eski)

(3-5) Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.


Diyanet Vakfi

(3-5) Oku! İnsana bilmediklerini belleten, kalemle (yazmayı) öğreten Rabbin, en büyük kerem sahibidir.


Edip Yüksel

İnsana bilmediklerini öğretti.


Elmalılı Hamdi Yazır

O insana bilmediği şeyleri öğretti


Muhammed Esed

insana bilmediğini belleten!


Mustafa İslamoğlu

O insana bilmediklerini öğretti.


Seyyid Kutub

İnsana bilmediğini öğretti.


Süleyman Ateş

İnsana bilmediğini öğretti.


Süleymaniye Vakfı

İnsana bilmediğini öğretmiştir[*]. [*] Bakara 31. âyette şöyle buyrulur: ”Allah, Âdem’e isimlerin hepsini öğretti,” Bu âyette de Allah’ın kalemle öğrettiği bildirilmektedir. Demek ki, yazıyı öğreten Allah, onu ilk öğrenen de Âdem’dir. Zaten Allah Teâlâ’nın yazıya geçirmediği bir emri yoktur. Yeryüzünde ve kendinizde olan her şey, onu ayrı bir varlık olarak yaratmamızdan önce mutlaka bir kitaba kaydolunur. Bu, Allah için kolaydır. (Hadîd 57/22)


Tefhim-ul Kuran

İnsana bilmediğini öğretti.


Yaşar Nuri Öztürk

İnsana bilmediğini öğretti.


كَلَّا إِنَّ الْإِنسَانَ لَيَطْغَى

Kellâ innel insâne le yatgâ.

Bayraktar Bayraklı

Gerçek şu ki, insan azar.


Cemal Külünkoğlu

(6-7) Gerçek şu ki, insan ne zaman kendisini yeterli görse (kimseye muhtaç olmadığını zannetse) fütursuzca azar (kendini tanrılaştırır).


Diyanet İşleri (eski)

(6-7) Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder.


Diyanet Vakfi

(6-8) Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.


Edip Yüksel

Doğrusu, insan azar;


Elmalılı Hamdi Yazır

Sakın okumamak etme, çünkü insan muhakkak tuğyan eder


Muhammed Esed

Gerçek şu ki insan fütursuzca azar,


Mustafa İslamoğlu

Evet, evet; insan mutlaka azar,


Seyyid Kutub

Hayır insan azar.


Süleyman Ateş

Hayır, (Rabbinin bu kadar iyiliğine rağmen yine) insan azar;


Süleymaniye Vakfı

Yok, yok… İnsan kesinlikle azar;


Tefhim-ul Kuran

Hayır; gerçekten insan, azar.


Yaşar Nuri Öztürk

İş, sanıldığı gibi değil! İnsan gerçekten azar:


أَن رَّآهُ اسْتَغْنَى

En raâhustagnâ.

Bayraktar Bayraklı

Çünkü kendini yeterli görür.


Cemal Külünkoğlu

Kendini kendine yeterli gördüğü için.


Diyanet İşleri (eski)

(Benliğiyle perdelenip) kendini (hakikatten) müstağni gördüğü için.


Diyanet Vakfi

(6-8) Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.


Edip Yüksel

Kendini yeterli görerek.


Elmalılı Hamdi Yazır

Kendini müstağni gördüğünden.


Muhammed Esed

ne zaman kendini yeterli görse:


Mustafa İslamoğlu

kendi kendine yettiiğini sandığında!


Seyyid Kutub

Kendini zengin gördüğü için.


Süleyman Ateş

Kendini zengin (kendine yeterli) gördüğü için,


Süleymaniye Vakfı

Kendini yeterli görürse eğer.


Tefhim-ul Kuran

Kendini müstağni gördüğünden.


Yaşar Nuri Öztürk

Kendisini her türlü ihtiyacın üstünde görmüştür.


إِنَّ إِلَى رَبِّكَ الرُّجْعَى

İnne ilâ rabbiker ruc’â.

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz dönüş Rabbinedir.


Cemal Külünkoğlu

Şüphesiz, dönüş yalnızca Rabbinedir.


Diyanet İşleri (eski)

Dönüş şüphesiz Rabbinedir.


Diyanet Vakfi

(6-8) Gerçek şu ki, insan kendini kendine yeterli görerek azar. Kuşkusuz dönüş Rabbinedir.


Edip Yüksel

Elbette, dönüş senin Efendinedir.


Elmalılı Hamdi Yazır

Her halde nihayet rabbınadır dönüş


Muhammed Esed

oysa, herkes eninde sonunda Rabbine dönecektir.


Mustafa İslamoğlu

Ne ki insanın Rabbine dönüşü muhakkaktır.


Seyyid Kutub

Dönüş Rabbinedir.


Süleyman Ateş

Ama dönüş Rabbinedir (O'nun huzurunda bu azgınlığının hesabını verecektir).


Süleymaniye Vakfı

Ama nasıl olsa Rabbinin huzuruna çıkarılacaksın.


Tefhim-ul Kuran

Şüphesiz, dönüş yalnızca Rabbinedir.


Yaşar Nuri Öztürk

Oysa ki, dönüş yalnız Rabbinedir!


أَرَأَيْتَ الَّذِي يَنْهَى

E raeytellezî yenhâ.

Bayraktar Bayraklı

(9-10) Allah'a yönelen bir kulu engelleyeni gördün mü?


Cemal Külünkoğlu

(9-10) Gördün mü namaz kılarken bir kulu (peygamberi) engellemeye kalkışanı?


Diyanet İşleri (eski)

(9-10) Sen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü?


Diyanet Vakfi

(9-10) Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan) men edeni gördün mü?


Edip Yüksel

Gördün mü, şu engelleyeni:


Elmalılı Hamdi Yazır

Baksan a o nehyedene


Muhammed Esed

Hiç düşündün mü şu engellemeye kalkışanı


Mustafa İslamoğlu

Ama (ey muhatap) Baksana şu engel olmaya kalkışana,


Seyyid Kutub

Gördün mü şu men edeni.


Süleyman Ateş

Gördün mü şu men edeni?


Süleymaniye Vakfı

Sen hiç gördün mü karşı koyan kişiyi,


Tefhim-ul Kuran

Engellemekte olanı gördün mü?


Yaşar Nuri Öztürk

Gördün mü o yasaklayanı,


عَبْدًا إِذَا صَلَّى

Abden izâ sallâ.

Bayraktar Bayraklı

(9-10) Allah'a yönelen bir kulu engelleyeni gördün mü?


Cemal Külünkoğlu

(9-10) Gördün mü namaz kılarken bir kulu (peygamberi) engellemeye kalkışanı?


Diyanet İşleri (eski)

(9-10) Sen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü?


Diyanet Vakfi

(9-10) Namaz kılarken bir kulu (Peygamber'i namazdan) men edeni gördün mü?


Edip Yüksel

Desteklerken bir kulu?


Elmalılı Hamdi Yazır

Bir kulu namaz kıldığında


Muhammed Esed

(Allah'ın) bir kulu(nu) namazdan?


Mustafa İslamoğlu

ibadete kalkan bir kula!


Seyyid Kutub

Namaz kılarken bir kulu.


Süleyman Ateş

Namaz kılarken bir kulu (namazdan)?


Süleymaniye Vakfı

İbadet ederken, bir kula karşı koyanı?


Tefhim-ul Kuran

Namaz kıldığı zaman bir kulu.


Yaşar Nuri Öztürk

Bir kulu namaz kılarken.


أَرَأَيْتَ إِن كَانَ عَلَى الْهُدَى

E raeyte in kâne alâl hudâ.

Bayraktar Bayraklı

(11-12) Ne dersin, o kul doğru yolda ise ve sakınmayı emrediyorsa!


Cemal Külünkoğlu

(11-12) Gördün mü, ya o kul doğru yolda ise? Yahut kötülüklerden sakınmayı emrediyorsa?


Diyanet İşleri (eski)

(11-13) Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun


Diyanet Vakfi

(11-12) Ne dersin, o (Peygamber) doğru yolda ise yahut takvâyı emrediyorsa?


Edip Yüksel

Ne dersin, o doğru yolu izleseydi?


Elmalılı Hamdi Yazır

Baksan a o hidayet üzere giderse


Muhammed Esed

Hiç düşündün mü o doğru yolda mıdır,


Mustafa İslamoğlu

(Ve sey ey ibadete engel olan) Hiç o hidayet üzere midir diye geldi mi aklına?


Seyyid Kutub

Gördün mü, ya o kul doğru yolda ise.


Süleyman Ateş

Gördün mü, ya o (kul) doğru yolda olur,


Süleymaniye Vakfı

Gördün mü, ibadet eden, ya doğru yoldaysa?


Tefhim-ul Kuran

Gördün mü? Ya o (kul) doğru yol üzerinde ise,


Yaşar Nuri Öztürk

Gördün mü! Ya o iyilik ve doğruluk üzere ise?!